BİLDİRİLER

BİLDİRİLER (8)

2016 1 Mayıs’ı, 126. kez işçi sınıfının uluslararası düzeyde birlik, mücadele ve dayanışma günü olarak kutlanacak. 1 Mayıs, ilk kez kutlandığı 1890 yılından bu yana, bütün ülkelerde, hem işçi ve emekçi sınıfların birliği, hem de her fırsatta birbirine karşı kışkırtılan halkların eşitlik yurttaşlık mücadelesinin en somut şekilde alanlara yansıdığı bir mücadele günü olarak kabul edilmektedir.

 2016 1 Mayıs’ına sermayenin, emeğe ve emekçilerin kazanılmış haklarına yönelik saldırıların tehlikeli boyutlara ulaştığı koşullarda gidiyoruz. İşçi ve emekçilerin sayıları her geçen gün artan erkek-kadın, genç- yaşlı, çocuk-genç bütün bireylerinin iki yüz yılı aşkın süredir dile getirdiği “insanca yaşam, insanca çalışma koşulları” talebi, aradan geçen zamana rağmen önemini ve güncelliğini koruyor. 

İktidar, yıllardır yaşanan sorunlara kalıcı çözümler üretmek yerine, başta eğitim, sağlık, kültür ve sanat alanı olmak üzere tüm alanlarda hedeflerine ulaşmak için bütün imkânlarını seferber etmiş durumdadır. Emekçilerin çalışma ve yaşam koşullarının ağırlaşması, işsizlik, yoksulluk ve güvencesiz çalışmanın yaygınlaşması, iş cinayetleri, kadın cinayetleri ve çocuklara yönelik cinsel istismarların belirgin bir şekilde artması, emek ve demokrasi güçlerine yönelik baskı, şiddet ve saldırılar iç içe geçmiştir. Toplumsal yaşamın bütün alanları iktidarın baskıcı ve otoriter uygulamaları ile kuşatılmış, yaşam ve nitelikli kültür sanata ulaşma hakkına yönelik saldırılar artmıştır. 

1 Mayıs’ın, en temel yaşam alanları kuşatılan, hakları tehdit altında olan emekçilerin taleplerini güçlü bir şekilde haykırdığı evrensel bir gün olarak yaygın ve kitlesel olarak kutlanması önemlidir. 1 Mayıs, bir taraftan sınıfın güncel ve somut taleplerinin öne çıktığı bir gün, diğer taraftan işçi sınıfı ve ezilen halkların sınıfsız, sömürüsüz, barış içinde bir dünya yaratmak için yürüttüğü mücadelede ne kadar kararlı olduğunun güçlü bir şekilde gösterildiği özel bir gündür. 

1 Mayıs’ı tarihsel anlamına ve önemine uygun olarak kutlamak, emekçiler arasındaki birlik, dayanışma ve mücadele isteğinin kitlesel ve yaygın bir şekilde ülkenin dört bir yanında alanlara ve mücadeleye yansıtmak için başta kültür ve sanat emekçileri olmak üzere, tüm işçi ve emekçileri 1 Mayıs’ta alanlara çıkmaya çağırıyoruz!

 * İktidar tarafından hedef haline getirilen iş güvencemize sahip çıkmak, herkese güvenceli iş, güvenli gelecek talebimizi haykırmak için, 1 MAYIS’ta ALANLARDAYIZ! 

* Kültür ve Sanata her türlü esnek, güvencesiz ve angarya çalışma uygulamalarına dur demek için, 1 MAYIS’ta ALANLARDAYIZ! 

* Kazanılmış haklarımız için, insanca yaşam ve daha iyi çalışma koşulları için, 1 MAYIS’ta ALANLARDAYIZ! 

* İktidarın Kültür ve Sanatı kendi siyasal-ideolojik hedefleri doğrultusunda biçimlendirmesine karşı sesimizi yükseltmek için, 1 MAYIS’ta ALANLARDAYIZ! 

* Zorunlu din dersi dayatmasına, farklı inanç ve kültürlerin dışlanmasına, her türlü ırkçı, gerici ve ayrımcı uygulamaya son verilmesi için, 1 MAYIS’ta ALANLARDAYIZ! 

* Kültür ve Sanat alanında  yaşanan ticarileşme ve özelleştirme uygulamalarına dur demek için, 1 MAYIS’ta ALANLARDAYIZ! 

* Herkese eşit ve parasız, kamusal, bilimsel, demokratik, laik ulaşılabilir nitelikli kültür ve sanat hakkının önündeki engellerin kaldırılması için, 1 MAYIS’ta ALANLARDAYIZ!

 * Çocuk istismarının yaşandığı ve yasa dışı olarak açılan evlerin kapısına kilit vurulması, evleri açan vakıf ve derneklerin kapatılması için, 1 MAYIS’ta ALANLARDAYIZ! 

* Kültür ve Sanat alanında ki siyasi-sendikal ayrımcılığa, baskı, soruşturma, sürgün ve tehditlere son verilmesi için, 1 MAYIS’ta ALANLARDAYIZ! 

*Kurumlarında üyelerimizin fişlenmesine ve hedef haline getirilmesine dur demek için, 

1 MAYIS’ta ALANLARDAYIZ! 

 

YAŞASIN 1 MAYIS! YAŞASIN İŞÇİ SINIFININ BİRLİK MÜCADELE VE DAYANIŞMA GÜNÜ!

Salı, 03 Kasım 2015 13:43

İŞ YERİNDE PSİKOLOJİK TACİZ MOBBİNG

Yazan

 

MOBBİNG UYGULAYAN KİŞİLERİN (TACİZCİ/ZORBA) KİŞİLİK ÖZELLİKLERİ

1-Tacizci/zorba ile ilgili kesin bir tanımlama yapılamamaktadır.Her “zorba/tacizci”nin farklı özellikleri olmakla birlikte yapılan araştırmalar özetle şu özellikleri ortaya çıkarmıştır:

2- İkiyüzlü, farklılıklara karşı hoşgörüsüz, kıskanç, aşırı denetleyici,korkak ve sinirli bir yapıya sahiptirler.

3- Ayrıcalıklı ve vazgeçilmez olduğuna inanır. Aşırı katı, kuralcıdır ve espri anlayışı yoktur.

4- Kendi itibarını yükseltmek ve ihtirasları uğruna kötü niyetli, hileli eylemlere başvuran, yalancı ve düzenbazdır.

5- Yetişkinler arası bir tartışmayı sürdüremeyen, olgunlaşmamış kişilerdir.

6- Esnek davranmazlar, bencil ve duyarsızdırlar.

7- Daima güçlü olma isteği içinde; korku ve güvensizliklerini bir başkasına iftira atarak yenmeye çalışırlar.

 

8- Zorba, sadist kişiliğe sahiptir. Sadist ruhlu zorbalar, yaptıkları eziyetten haz duyarlar. Özel ve toplumsal çevrelerinde dışlandıkları için, kurumsal kimliklerini kullanarak, astlarına ve bazen eşit statüdeki insanlara karşı saygısız, kaba ve saldırgan davranırlar

Mobbing broşürümüz ekli pdf dosyasından indirilebilir.

Değerli kültür, sanat ve turizm emekçileri,

Bu bülteni, sizlere sendikamızı, kazanımlarımızı ve çalışmalarımızı anlatmak için hazırladık. Sendikamız Kültür Sanat ve Turizm hizmet kolunda faaliyet göstermekte olup, Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı kurumlarda çalışan kültür ve sanat emekçilerinin haklarını korumak için 1992 yılından bu yana mücadelesine devam etmektedir.

Toplumun her alanında olduğu gibi kültür, sanat ve turizm alanında da piyasalaşma ve ticarileşme hızla artmakta ve yaşanan çürüme daha da derinleşmektedir. Sanat kurumları itibarsızlaştırılmaya çalışılmakta, halk kütüphaneleri yok edilmekte ve müze-ören yerleri ticarileştirilerek devlet eliyle piyasaya sunulmaktadır.Kültür Sanat-Sen, yaşanan tüm hukuksuz dayatmalara ve yozlaşmaya karşın, umudunu canlı tutarak yoluna devam etmekte ve mücadelesini sürdürmekte kararlıdır.

Bu bültende, “Neden Sendika - Neden Kültür Sanat- Sen?” sorusuna cevap bulabileceğiniz gibi, Toplu İş Sözleşmesi görüşmelerinde elde ettiğimiz kazanımlarımıza, emekçilerin sosyal ve ekonomik haklarına yansıyan hukuki kazanımlarımıza, düzenlediğimiz eylemlerimize ve kültür sanat alanında sorunlarımızı masaya yatırdığımız Çalıştayımıza dair detaylı bilgilere de ulaşacaksınız.

Haklarınızı korumak için, mücadeleyi yükseltmek için, kültür ve sanat alanındaki dayatmalara ve ticarileşmeye hayır demek için sizleri Kültür Sanat Sen’de örgütlenmeye davet ediyoruz. “Birleşe birleşe kazanacağız” sloganı tüm kültür, sanat ve turizm emekçilerinin mücadelesine kılavuzluk etmelidir, edecektir.

İyi okumalar dileriz…

Bülten ekte sunulmuştur.

Çarşamba, 11 Şubat 2015 09:13

TOPLU İŞ SÖZLEŞMESİ KAZANIMLARIMIZ

Yazan

4688 Sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu İş Sözleşmesi kanununda 2011 yılında yapılan değişikliklerle birlikte, Toplu İş Sözleşmesi Görüşmeleri iki yılda bir imzalanmaktadır. Bu bağlamda, 2011-2013 ve 2013-2015 yıllarını kapsayan TİS görüşmeleri, Kültür Sanat-Sen tarafından 'Kültür Sanat Hizmet' kolunda yetkili sendika olarak yapılmaktadır.

I. Dönem TİS görüşmelerinde, Kültür Sanat-Sen’in hizmet alanını ilgilendiren unvan ve kadroların özlük mali ve sosyal haklarında düzenlemeler içeren talepleri 88 madde halinde, II. Dönem TİS görüşmelerinde emekçilerin mali ve sosyal hakları ile ilgili iyileştirme içeren talepleri ise 70 Madde halinde Kamu İşveren Heyetine aşağıdaki gibi sunulmuştur.

http://www.kultursanatsen.org/kks/index.php/ksstis/item/628-toplu-i%C5%9F-s%C3%B6zle%C5%9Fmesi-taleplerimiz

 

 http://www.kultursanatsen.org/kks/index.php/1_/genel-merkezden/item/467-2012-2013-yili-toplu-s%C3%B6zle%C5%9Fme-taleplerimiz

 

 

GELECEĞİMİZE SAHİP ÇIKMAK İÇİN KÜLTÜR SANAT SEN'DE ÖRGÜTLENELİM

18-27 Mart 2014 tarihlerinde sanat kurumlarının önünde, temsillerden yarım saat önce, duran sanatçı eylemi , imza stantları kurulması, TÜSAK ile ilgili bilgilendirme broşürü dağıtımı yapılması etkinlikleri düzenlenecektir. İmza Föyü ile bildirinin ingilizce ve almanca çevirileri ektedir.

1

2

 

"İş Güvencemizin Elimizden Alınmasına İzin Vermeyeceğiz" başlıklı Sendikamız Bildirisi