Değerli Üyemiz Tiyatro ve Sinema Sanatçısı Selim Bayraktar'ın Babası Vefat Etmiştir. Ailesi Sevenleri ve Yakınlarına Başsağlığı Diliyoruz.

Ankara Devlet Opera ve Balesi Koro sanatçısı üyemiz MERAL BAYOL Arkadaşımızı Kaybettik. Ailesi yakınları ve sevenlerine başsağlığı diliyoruz. Cenazesi yarın Bolu'da defnedilecektir. Cenazesi için Ankara Devlet Opera ve Balesi'nden yarın saat 11.00'de servis kalkacaktır.

Kültür, Sanat ve Turizm Emekçileri olarak Taleplerimizi Kararlılıkla Savunacağız!

OHAL’le birlikte hukuk devleti ilkelerinin yerle bir edildiği, yargılama süreçleri yaşanmadan çalışanların hukuksuzca açığa alındığı yada ihraç edildiği, sendikal faaliyetlerin engellendiği en demokratik eylemlerin bile şiddetle bastırılmaya çalışıldığı bir dönemi yaşıyoruz.

Kamuda liyakatsiz atama ve görevde yükselmelerin sınır tanımaz hale gelirken, kamu emekçilerinin maddi ve özlük haklarının yeterince dillendirilmediği bizim için en önemli konu olan iş güvencesinin gündeme dahi alınmadığı bir toplu iş sözleşmesi sürecinden geçiyoruz.

Hükümetin “kendine ve darbecilere” karşı ilan ettiği ve günlük yaşamda farkın hiçbir şekilde hissedilmeyeceğini söylediği OHAL yaşamlarımızı her anlamda olumsuz etkilemiştir.Asıl darbecilerle mücadele etmek yerine darbeyi sanki kamu emekçileri yapmış gibi bir algı yaratılarak işten atmaların meşrulaştırılması zaten sınırlı olan iş güvencesinin fiilen kaldırıldığı anlamına gelmektedir.

Daha önce yapılan iki toplu sözleşmeden ulaştığımız pratikle gördük ki toplu sözleşmeler kamu emekçileri lehine sonuçlanmıyor. İnsanca yasayabileceğimiz bir ücret ve geleceğe güvenle bakabilmemizin tek koşulu olan iş güvencesinin korunmasını için hükümet güdümünde değil gerçek sendikalarla gerçek bir toplu sözleşme yapılması gerekmektedir. Bu koşulların sağlanabilmesi ise kamu emekçilerinin grevli toplusözleşme hakkı önündeki yasal ve fiili engellerin kaldırılmasından geçmektedir.

Kültür Sanat Sen olarak 2018-2019 yıllarını kapsayacak olan toplusözleşme sürecinde temel taleplerimiz;

 OHAL’in kaldırılmalı ve KHK’lar ile hukuk dışı bir şekilde ihraç edilen ve açığa alınan emekçiler işlerine iade edilmelidirler.

İş güvencemizi ortadan kaldırmayı hedefleyen her türlü düzenleme iptal edilmelidir. Başta sanat kurumlarındaki misafir sanatçılar olmak üzere güvencesiz çalışma biçimlerine ve esnek çalışma uygulamalarına son verilmeli ve 4b’den 4a kadrosuna geçirilen sanatçılar idari sözleşme ile istihdam edilmelidir.

Geçmiş toplusözleşmede %11’lik resmi enflasyon farkının hesaplamaya katılmaması ile TL’de yaşanan %18lik değer kaybının satın alma gücümüzde yaratığı düşüş net bir şekilde hesaplanarak taban aylığa yansıyacak şekilde verilmelidir.

Yılın ikinci yarısından itibaren ciddi gelir kaybına sebep olan artan oranlı vergi dilimi uygulamasına son verilmeli ve gelir vergisi oranları düşürülmelidir.

Yapılan ek ödemelerin hepsi temel ücrete ve emeklilik hesaplamasına dâhil edilmelidir.

Angarya ya son verilmeli ve fazla mesai ücretlendirilmelidir

Sanatçı ve teknik personelin;

Ek gösterge oranları artırılmalı, ikramiye ve teşvikleri ödemeleri gelir vergisinden muaf tutulmalı ve fiili hizmet zammı verilmelidir. Halen uygulanmakta olan performans kriterleri kaldırılmalı veemeklilik yaş haddi düşürülmelidir. 

Merkez ve taşra teşkilatında görevli; 

Arkeolog, müze araştırmacısı, kütüphaneci, folklor araştırmacısı heykeltıraş restoratör konservatör ve heykeltıraş 3600 ek gösterge verilmeli;  4/b statüsündeki restoratörlere arazi tazminatı verilmeli;  Mühendis mimar ve şehir plancılarının özel hizmet tazminatı artırılmalıdır

Bilgisayar işletmeni ve VHKi’ye özel hizmet tazminatı artırımlı olarak ödenmeli; Hizmetli bekçi ve itfaiyeci kadrosundaki personel GİH sınıfına sınavsız olarak alınmalı; Taşınır kayıt kontrol yetkililerine mali sorumluluk zammı verilmelidir

Güvenceli İş Ve Güvenli Bir Gelecek İçin Birleşmeye

KESK Ve Kültür Sanat-Senle Mücadeleye!

İzmir Devlet Opera ve Balesi'nde görevli üyemiz Şeyda ÇAVUŞ'un annesi vefat etmiştir. Arkadaşımızın acısını paylaşıyor, Ailesi, Sevenleri ve Yakınlarına başsağlığı diliyoruz.

Pazartesi, 03 Temmuz 2017 12:37

MİMARLARDAN ULUS TEPKİSİ...

Yazan

Mimarlardan Ulus tepkisi: “Tarihe dönmeyi değil, tarihi silmeyi amaçlıyor”

Tarih: 30 Haziran 2017

Mimarlar Odası Ankara Şubesi, Ulus Meydanı’ndaki yıkım projesinin “1920’lere dönülüyor” diyerek parlatılmasına tepki gösterdi, “Geri geri gitmez hayat, amaç tarihi silmek” dedi

Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin Ulus Meydanı’na yönelik yıkım projesini “1920’lere dönülüyor” diyerek sunmasına mimarlardan tepki geldi.

Ulus’un ulus devletin kuruluş mekanı olduğunu, bölgenin kentin yapısı ile birlikte bir kültürler katmanı olarak bugüne kadar uzandığını söyleyen Mimarlar Odası Ankara Şubesi Başkanı Tezcan Karakuş Candan, bugün yapılan projenin ise yıkım, kültürlerin tekleştirilmesi, cumhuriyetin kuruluş izlerinin silinmesi anlamına geldiğini belirtti.

Candan sözlerini şöyle sürdürdü:

Ulus için her ne planlıyorsanız planlayın hukukun karşısında adil olmadığınız, süren davalarımız, iptal edilen planlarımızla ortadadır. Hem anıt, hem de cumhuriyetin kuruluş izlerinin mekanları, çakma hikayelerle ortadan kaldırılamaz. Aklınızdan bu çakma hikayeyi çıkartın. Ulus çok katmanlılığı ile bir değerdir, tekleştirilemez.

“Ulus, hikayesinden koparılamaz, koparılırsa hikaye kalmaz”

Gökçek belediyeciliğinin Ulus bölgesindeki muhafazakar mahalle projesinin, Hacıbayram Cami çalışmasının ve Augustus Tapınağı projesinin kültürel-dinsel hoşgörü ve çeşitliliği yok etmeyi amaçladığının altını çizen Candan, Ulus’un önemine dair şöyle konuştu:

Hikayemizi hatırlatacak simgeler ve hafızamızı diri tutacak şeyler yoksa, hikayeniz biter. Bizim toplumsal hikayemiz cumhuriyetle başladı, bu hikaye tebaadan yurttaşlığa, işgal edilmiş bir ülkeden bağımsız bir ulusa geçiş hikayesidir. Ulus bunun kuruluş mekandır, gelişme kaynağıdır. Bütün bunları yok sayarak tarihi kendilerine göre bağlamından koparak şekillendirmek akıl dışıdır.

“İller Bankası’nda yıkıma imza atanlar hesap verecekler”

Yine Ulus bölgesinde İller Bankası binasının yıkım kararına izin veren Koruma Kurulu üyelerinin suç işlediğini, bir katliama imza attığını ve yargı önünde hesap vereceklerini dile getiren Candan, “Ulus çok kültürlülüğü ile Türkiye demektir. Ankara’nın nüfusunu 1920’lerin nüfusu olan 20 bine düşürmeyeceğinize göre, mekanları da tekleştirip, içeriksizleştiremeyecekseniz” dedi.

Sendika.Org/ Ankara

Konya İl Halk Kütüphanesi'nde görevli üyemiz Darbaz ÖZEL'in babası vefat etmiştir. Ailesi, sevenleri ve yakınlarına başsağlığı dileriz. 

Ankara Devlet Klasik Türk Müziği Korosu'ndan üyemiz Nazmiye Banu AKSELİ'nin babası vefat etmiştir. Ailesi, yakınları ve sevenlerine başsağlığı dileriz.

                                                                                                                                                    Kültür Sanat-Sen Genel Merkezi 

İller Bankası binasının yıkımına tepki

GÜNCEL    22 Haziran 2017 

Ankara’daki meslek odaları ve sivil toplum örgütleri İller Bankası binasının yıkımına tepkili. 

Mimarlar Odası Ankara Şubesi geçtiğimiz hafta cuma gecesi yıkımına başlanan İller Bankası’nın yıkımına ilişkin basın toplantısı düzenledi. Toplantıya birçok sivil toplum örgütü, dernek ve meslek örgütü de katıldı. 

Toplantıda konuşan Şube Başkanı Tezcan Karakuş Candan birinci derece tescilli kültür varlığı olan İller Bankası’nın uzun süredir korunmasına ilişkin görüşme içerisinde olduklarını belirtti. 16 Haziran gecesi yıkımın binanın arkasından başladığını belirten Candan, “Diğer binalarda da aynı şeyi gördük. Bürokrasinin işlemediği zamanlarda ya hafta sonu ya da bayram tatillerinde yıkım gerçekleştiriyorlar, hukuku işlemez hale getiriyorlar” dedi. 

ERDOĞAN’IN ÖZEL İSTEĞİ

İller Bankası binasının 1935 yılında düzenlenen yarışmayı kazanan Seyfi Arkan’ın eseri ve erken Cumhuriyet dönemi yapısı olduğunu vurgulayan Candan, yabancı mimarların şekillendirdiği Ankara’da yerli bir mimarın eseri olarak modern mimari yapıya örnek olan bir bina olduğunu söyledi. Hem Koruma Kurulu hem Bakanlık hem de Belediye yetkilileriyle birçok kez görüşmelerde bulunduklarını kaydeden Candan, “Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın özel bir isteği var, bayram namazını bu camide kılmak istediğini söylemiş. Bayrama yetişmesi için yıkım alanın tamamlanabilmesi amacıyla 2-3 gün içerisinde yıkım gerçekleşti” dedi. 

‘TAHRİP EDİLDİĞİNİ SÖYLÜYORUZ, MAHKEME DİKKATE ALMIYOR’

Benzeri yıkımların İstanbul’da AKM’de, Diyarbakır’da Sur’da ve birçok şehirde yaşandığını belirten Candan,  Anadolu’nun çeşitliliğinin yok edilmesine karşı mücadele yöntemleri geliştirilmesi gerektiğini vurguladı. Candan, İller Bankasının uzun süredir hem neoliberal politikaların hem de siyasal İslamın kıskacı altında olduğunu söyleyerek yaşananların Adalet Yürüyüşünün ne kadar önemli olduğunu gösterdiğini vurguladı. Candan, adalet talebinin tüm Türkiye’ye yayılması gerektiğini söyleyerek, “Mücadele ederken hep hukuk devleti üzerinden yürütüyoruz mücadelemizi. Ancak açtığımız davaların bile bir anlamı kalmadı hep red yiyoruz. Binanın tahrip edildiğini söylüyoruz, mahkeme dikkate bile almıyor. Hukuku yeniden nasıl inşa edeceğiz bunların yollarını yaratmalıyız. Asla geri adım atmak yok. Demokrasi, barış ve insan haklarını yeniden inşa edeceğiz” dedi.

‘OPERA BİNASI DA TEHLİKEDE’

Türk Serbest Mimarlar Derneği Başkanı Aytek İtez de binanın yıkılmasına tepki göstererek, geçmişte benzer yapıların yıkımına şahit olunduğunu ve yıkımın hiçbir hukuki gerekçesi olmadığını söyledi. Cumhuriyet’in hafızasının silinmeye çalışıldığını kaydeden İtez, “Bir daha olmaması için elimizden geleni yapmalıyız. Duyduğumuz üzüntünün tarifi yok” dedi. 

Devlet Tiyatroları, Opera ve Bale Çalışanları Vakfı (TOBAV) Yönetim Kurulu Üyesi Alhan Özdemir de benzer bir tehlikenin İller Bankası binası karşısında bulunan Opera binasını da beklediğine dikkat çekti. Üç ay önce Opera Genel Müdürülüğüne tahsis için gittiklerinde kendilerini tadilata girecekleri gerekçesiyle geri çevirdiklerini söyleyen Özdemir, okullara ve özel tiyatrolara artık tahsislerin yapılmadığını ve önümüzdeki sezonlar da opera binasının açılamayabileceğini söyledi. Başkentin kültürüyle, binasıyla yok edildiğini söyleyen Özdemir, bütün bu yıkıma karşı direnmek gerektiğini söyledi. 

‘DAHA CANLI VE ZOR BİR MÜCADELEYE HAZIRLANMALIYIZ’

Mimarlar Odası’nın eski başkanlarından Yavuz Önen de yıkımın Türkiye’de yıkılan demokrasinin mekana yansıması olduğunu söyleyerek, Türkiye’nin her yerine kural tanımadan hükmedilmeye çalışıldığını belirtti. Önen, eski mücadele yöntemlerinin artık etkili olmadığını kaydederek, “Genel olarak bazı noktalarda çok geç kalındı. Çok tarihi tavır almamız gereken noktalarda yol verildi. Kendimizi yeniden gözden geçirerek, daha diri, daha canlı, gerçekçi ama zor bir mücadeleye hazırlanmalıyız” dedi. (Ankara/EVRENSEL)

İktidarın iş güvencesini ortadan kaldırıp performansa dayalı güvencesiz çalıştırmayı hedefleyen politikalarının yansıması olarak sanat kurumlarımızda "Performans Değerlendirme Kriterleri" ardı ardına yürürlüğe girmektedir. Bu kapsamda mağduriyet yaşayan başta üyelerimiz olmak üzere tüm emekçilerin hukuki mücadeleyi sürdürmek üzere sendikamıza başvurmaları önemle duyurulur.Başvuru sürelerinin kaçırılmaması önemlidir. 

TÜSAK yok ama ‘performans’ var

Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü, TÜSAK yasa tasarısını anımsatan bir kararla koro ve orkestra sanatçılarına ‘performans kriteri’ getirdi...

SELDA GÜNEYSU

Yayınlanma tarihi: 28 Mayıs 2017 Pazar, 22:49

Kültür ve Turizm Bakanlığı Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü, aralarında Cumhurbaşkanlığı Klasik Türk Müziği Korosu, Ankara Devlet Klasik Türk Müziği Korosu ile Ankara Devlet Çoksesli Müzik Korosu’nun da yer aldığı koro ve orkestra sanatçılarına “performans kriteri” getirdi. Söz konusu uygulama, bakanlığın geçen yıllarda hazırladığı ve sanatçılar ile sivil toplum kuruluşlarının tepkileri nedeniyle geri çekilen, bakanlığa bağlı sanat kurumlarını lağveden Türkiye Sanat Kurulu (TÜSAK) yasa tasarısını anımsatırken, uygulamanın ilerleyen zamanlarda Devlet Tiyatroları ile Devlet Opera ve Balesi sanatçıları için de geçerli olacağı belirtiliyor.

11 müdürlüğü kapsıyor

Tokaç, bakanlık makamına ve müdürlüklere yazdığı yazıda, “Maliye Bakanlığı’nın 23 Şubat 2017 tarih ve 1899 sayılı yazısı ile bakanlığa bağlı (orkestra, koro, topluluk) hizmet sözleşmesinin 2. maddesine eklenen hüküm gereğince teşvik kriterlerinde kullanılmak üzere ‘İcra Performans Değerlendirmesine İlişkin Usul ve Esaslar’ın hazırlandığını” belirtti. Bu kapsamda da bakanlığa bağlı orkestra, koro ve topluluklarda görev alan personelin bu yılın haziran ve aralık aylarında ödenecek teşvik ikramiyesi için “değerlendirmeye tabi tutulacaklarını” belirten Tokaç, bu değerlendirmenin de “Sanatsal Performans Değerlendirme Kriterleri” ve “Sanatsal Performansı Değerlendirme Cetveli”nde yer alan bilgilere göre yapılmasını istedi. Oysa sanatçılar, 7 Mayıs 1987 tarihli Bakanlar Kurulu kararıyla yürürlüğe konan “Devlet Sanatçıları ve Sanatçıların Sözleşmeli Olarak Çalıştırılmasına Dair Esaslar”ın 9. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca bir yıl içinde 4 ay ikramiye, iki ay da teşvik ücreti alıyor. Tokaç’ın ilgili yazısı sonucu değerlendirmeye tabi tutulacak koro ve orkestra müdürlükleri ise şöyle: Ankara Devlet Klasik

Türk Müziği Korosu Müdürlüğü, Ankara Devlet Türk Halk Müziği Korosu Müdürlüğü, Ankara Devlet Çoksesli Müzik Korosu Müdürlüğü, Ankara Türk Dünyası Müzik Topluluğu Müdürlüğü, Bursa Devlet Klasik Türk Müziği Korosu Müdürlüğü, Cumhurbaşkanlığı Klasik Türk Müziği Korosu Müdürlüğü, Devlet Halk Dansları Topluluğu Müdürlüğü, Diyarbakır Devlet Klasik Türk Müziği Korosu Müdürlüğü, Edirne Devlet Türk Müziği Topluluğu Müdürlüğü, Elazığ Devlet Klasik Türk Müziği Korosu Müdürlüğü ve İstanbul Devlet Modern Folk.

‘15 Haziran'a kadar gönderin'

-Yazıda, “İcra Performansı Değerlendirmesi”nin de özetle şu esaslara göre yapılacağı belirtildi: n Değerlendirme, her bir koro topluluğunun idari müdürler dışındaki sanat kurulu üyeleri tarafından yapılacak.

-Sanat kurulu üyesi sanatçıların performans değerlendirmesi, değerlendirilecek üye dışındaki kurul üyeleri tarafından yapılacak.

-Ses sanatçıları, sanatçının kendi seçtiği bir eserin enstrüman eşliğinde icrasını yapacak. n Saz sanatçıları, sanatçının kendi seçtiği bir eserin (taksim, açış gibi) icrasını yapacak.

-Semazen, mehteran ve dansçılarda sanatçıların yıllık programda yer aldığı bir performansının veya solo ya da grup halindeki bir performans kaydıyla yapılacak.

-Kayıtları teslim etmeyen sanatçılara o teşvik dönemi için teşvik ikramiyesi ödenmeyecek.

-Tüm kayıt ve belgelerin birer örneği müdürlüklerce, ilk teşvik dönemi için 15 Haziran, ikinci teşvik dönemi içinse 15 Aralık’a kadar genel müdürlüğe gönderilecek.

Sayfa 1 / 54