Ankara Devlet Tiyatrosu Müdürlüğü Aksesuarcı üyemiz Aziz BEHLÜLGİL'in babası vefat etmiştir. Cenazesi bugün ikindi namazından sonra Sincan mezarlığına defn edilecektir. Ailesi ve yakınlarına başsağlığı dileriz

25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Dayanışma ve Mücadele Günü, yıl dönümünde; sendikamız Kültür Sanat-Sen Ankara Bölge Şubesi ile Birleşik Taşımacılık Sendikasının (BTS) 24 Kasım 2017'de gerçekleştirmiş olduğu etkinlikteki konserden...

Değerli Üyemiz Tiyatro ve Sinema Sanatçısı Selim Bayraktar'ın Babası Vefat Etmiştir. Ailesi Sevenleri ve Yakınlarına Başsağlığı Diliyoruz.

Ankara Devlet Opera ve Balesi Koro sanatçısı üyemiz MERAL BAYOL Arkadaşımızı Kaybettik. Ailesi yakınları ve sevenlerine başsağlığı diliyoruz. Cenazesi yarın Bolu'da defnedilecektir. Cenazesi için Ankara Devlet Opera ve Balesi'nden yarın saat 11.00'de servis kalkacaktır.

Kültür, Sanat ve Turizm Emekçileri olarak Taleplerimizi Kararlılıkla Savunacağız!

OHAL’le birlikte hukuk devleti ilkelerinin yerle bir edildiği, yargılama süreçleri yaşanmadan çalışanların hukuksuzca açığa alındığı yada ihraç edildiği, sendikal faaliyetlerin engellendiği en demokratik eylemlerin bile şiddetle bastırılmaya çalışıldığı bir dönemi yaşıyoruz.

Kamuda liyakatsiz atama ve görevde yükselmelerin sınır tanımaz hale gelirken, kamu emekçilerinin maddi ve özlük haklarının yeterince dillendirilmediği bizim için en önemli konu olan iş güvencesinin gündeme dahi alınmadığı bir toplu iş sözleşmesi sürecinden geçiyoruz.

Hükümetin “kendine ve darbecilere” karşı ilan ettiği ve günlük yaşamda farkın hiçbir şekilde hissedilmeyeceğini söylediği OHAL yaşamlarımızı her anlamda olumsuz etkilemiştir.Asıl darbecilerle mücadele etmek yerine darbeyi sanki kamu emekçileri yapmış gibi bir algı yaratılarak işten atmaların meşrulaştırılması zaten sınırlı olan iş güvencesinin fiilen kaldırıldığı anlamına gelmektedir.

Daha önce yapılan iki toplu sözleşmeden ulaştığımız pratikle gördük ki toplu sözleşmeler kamu emekçileri lehine sonuçlanmıyor. İnsanca yasayabileceğimiz bir ücret ve geleceğe güvenle bakabilmemizin tek koşulu olan iş güvencesinin korunmasını için hükümet güdümünde değil gerçek sendikalarla gerçek bir toplu sözleşme yapılması gerekmektedir. Bu koşulların sağlanabilmesi ise kamu emekçilerinin grevli toplusözleşme hakkı önündeki yasal ve fiili engellerin kaldırılmasından geçmektedir.

Kültür Sanat Sen olarak 2018-2019 yıllarını kapsayacak olan toplusözleşme sürecinde temel taleplerimiz;

 OHAL’in kaldırılmalı ve KHK’lar ile hukuk dışı bir şekilde ihraç edilen ve açığa alınan emekçiler işlerine iade edilmelidirler.

İş güvencemizi ortadan kaldırmayı hedefleyen her türlü düzenleme iptal edilmelidir. Başta sanat kurumlarındaki misafir sanatçılar olmak üzere güvencesiz çalışma biçimlerine ve esnek çalışma uygulamalarına son verilmeli ve 4b’den 4a kadrosuna geçirilen sanatçılar idari sözleşme ile istihdam edilmelidir.

Geçmiş toplusözleşmede %11’lik resmi enflasyon farkının hesaplamaya katılmaması ile TL’de yaşanan %18lik değer kaybının satın alma gücümüzde yaratığı düşüş net bir şekilde hesaplanarak taban aylığa yansıyacak şekilde verilmelidir.

Yılın ikinci yarısından itibaren ciddi gelir kaybına sebep olan artan oranlı vergi dilimi uygulamasına son verilmeli ve gelir vergisi oranları düşürülmelidir.

Yapılan ek ödemelerin hepsi temel ücrete ve emeklilik hesaplamasına dâhil edilmelidir.

Angarya ya son verilmeli ve fazla mesai ücretlendirilmelidir

Sanatçı ve teknik personelin;

Ek gösterge oranları artırılmalı, ikramiye ve teşvikleri ödemeleri gelir vergisinden muaf tutulmalı ve fiili hizmet zammı verilmelidir. Halen uygulanmakta olan performans kriterleri kaldırılmalı veemeklilik yaş haddi düşürülmelidir. 

Merkez ve taşra teşkilatında görevli; 

Arkeolog, müze araştırmacısı, kütüphaneci, folklor araştırmacısı heykeltıraş restoratör konservatör ve heykeltıraş 3600 ek gösterge verilmeli;  4/b statüsündeki restoratörlere arazi tazminatı verilmeli;  Mühendis mimar ve şehir plancılarının özel hizmet tazminatı artırılmalıdır

Bilgisayar işletmeni ve VHKi’ye özel hizmet tazminatı artırımlı olarak ödenmeli; Hizmetli bekçi ve itfaiyeci kadrosundaki personel GİH sınıfına sınavsız olarak alınmalı; Taşınır kayıt kontrol yetkililerine mali sorumluluk zammı verilmelidir

Güvenceli İş Ve Güvenli Bir Gelecek İçin Birleşmeye

KESK Ve Kültür Sanat-Senle Mücadeleye!

İzmir Devlet Opera ve Balesi'nde görevli üyemiz Şeyda ÇAVUŞ'un annesi vefat etmiştir. Arkadaşımızın acısını paylaşıyor, Ailesi, Sevenleri ve Yakınlarına başsağlığı diliyoruz.

Pazartesi, 03 Temmuz 2017 12:37

MİMARLARDAN ULUS TEPKİSİ...

Yazan

Mimarlardan Ulus tepkisi: “Tarihe dönmeyi değil, tarihi silmeyi amaçlıyor”

Tarih: 30 Haziran 2017

Mimarlar Odası Ankara Şubesi, Ulus Meydanı’ndaki yıkım projesinin “1920’lere dönülüyor” diyerek parlatılmasına tepki gösterdi, “Geri geri gitmez hayat, amaç tarihi silmek” dedi

Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin Ulus Meydanı’na yönelik yıkım projesini “1920’lere dönülüyor” diyerek sunmasına mimarlardan tepki geldi.

Ulus’un ulus devletin kuruluş mekanı olduğunu, bölgenin kentin yapısı ile birlikte bir kültürler katmanı olarak bugüne kadar uzandığını söyleyen Mimarlar Odası Ankara Şubesi Başkanı Tezcan Karakuş Candan, bugün yapılan projenin ise yıkım, kültürlerin tekleştirilmesi, cumhuriyetin kuruluş izlerinin silinmesi anlamına geldiğini belirtti.

Candan sözlerini şöyle sürdürdü:

Ulus için her ne planlıyorsanız planlayın hukukun karşısında adil olmadığınız, süren davalarımız, iptal edilen planlarımızla ortadadır. Hem anıt, hem de cumhuriyetin kuruluş izlerinin mekanları, çakma hikayelerle ortadan kaldırılamaz. Aklınızdan bu çakma hikayeyi çıkartın. Ulus çok katmanlılığı ile bir değerdir, tekleştirilemez.

“Ulus, hikayesinden koparılamaz, koparılırsa hikaye kalmaz”

Gökçek belediyeciliğinin Ulus bölgesindeki muhafazakar mahalle projesinin, Hacıbayram Cami çalışmasının ve Augustus Tapınağı projesinin kültürel-dinsel hoşgörü ve çeşitliliği yok etmeyi amaçladığının altını çizen Candan, Ulus’un önemine dair şöyle konuştu:

Hikayemizi hatırlatacak simgeler ve hafızamızı diri tutacak şeyler yoksa, hikayeniz biter. Bizim toplumsal hikayemiz cumhuriyetle başladı, bu hikaye tebaadan yurttaşlığa, işgal edilmiş bir ülkeden bağımsız bir ulusa geçiş hikayesidir. Ulus bunun kuruluş mekandır, gelişme kaynağıdır. Bütün bunları yok sayarak tarihi kendilerine göre bağlamından koparak şekillendirmek akıl dışıdır.

“İller Bankası’nda yıkıma imza atanlar hesap verecekler”

Yine Ulus bölgesinde İller Bankası binasının yıkım kararına izin veren Koruma Kurulu üyelerinin suç işlediğini, bir katliama imza attığını ve yargı önünde hesap vereceklerini dile getiren Candan, “Ulus çok kültürlülüğü ile Türkiye demektir. Ankara’nın nüfusunu 1920’lerin nüfusu olan 20 bine düşürmeyeceğinize göre, mekanları da tekleştirip, içeriksizleştiremeyecekseniz” dedi.

Sendika.Org/ Ankara

Konya İl Halk Kütüphanesi'nde görevli üyemiz Darbaz ÖZEL'in babası vefat etmiştir. Ailesi, sevenleri ve yakınlarına başsağlığı dileriz. 

Ankara Devlet Klasik Türk Müziği Korosu'ndan üyemiz Nazmiye Banu AKSELİ'nin babası vefat etmiştir. Ailesi, yakınları ve sevenlerine başsağlığı dileriz.

                                                                                                                                                    Kültür Sanat-Sen Genel Merkezi 

Sayfa 1 / 54