HABERLER

HABERLER (404)

Lellentesque elit justo, dictum at facilisis nec, aliquam dignissim lectus. Donec gravida dolor in tortor convallis mollis. Donec vel risus ut turpis viverra faucibus. Aenean viverra quam sed nunc consequat vitae aliquam nisl eleifend. Praesent eros nisi, fringilla sed hendrerit nec.

Alt Kategoriler

KESK

KESK (40)

Mellentesque elit justo, dictum at facilisis nec, aliquam dignissim lectus. Donec gravida dolor in tortor convallis mollis. Donec vel risus ut turpis viverra faucibus. Aenean viverra quam sed nunc consequat vitae aliquam nisl eleifend. Praesent eros nisi, fringilla sed hendrerit nec.

Devam...

Fevzi KILINÇ 01.08.1958 tarihinde Kırşehir ili Mucur ilçesi Küçükburunağıl köyünde doğmuş, ilk, orta ve lise öğrenimini Mucur’da tamamlamıştır. 1979’da Kırşehir Eğitim Enstitüsü’nden mezun olduktan sonra sırasıyla Kastamonu, Zonguldak, Bartın, Muş ve Kırşehir’de öğretmen olarak görev yapmış, son olarak Kırşehir Değirmenkaşı İlkokulunda Müdür olarak görev yapmaktaydı.

Evli ve üç çocuk babası olan KILINÇ,  sendikamız Eğitim Sen’in kuruluşundan bu yana mücadeleyi aktif bir şekilde yürütmüştür. 2005-2008 yıllarında Şb. Yönetiminde, 2008-2011 yıllarında ise Şube Başkanlığı görevlerinde bulunmuş olup, 2011’de gerçekleştirilen 7.Olağan Genel Kurul’da KESK Denetleme Kurulu üyeliğine seçilmiştir. 

KESK Denetleme Kurulu üyeliğini yürütürken (21.01.2013 tarihinde) kaybettiğimiz mücadele arkadaşımızın inandığı değerleri kararlılıkla savunmaya devam edeceğiz.  

Mücadele arkadaşımızın ailesine, yakınlarına başsağlığı diliyoruz.

Not: Cenaze 23.01.2013 Çaşamba günü Kırşehir Cecebey camisinden öğle namazını müteakip Küçükburunağıl köyünden defnedilecektir.

Perşembe, 24 Ocak 2013 20:21

Onbinler 20 Ocak'ta Alanlardaydı!

Yazan

20 Ocak Pazar günü (dün) KESK, DİSK, TMMOB ve TTB öncülüğünde emek ve demokrasi güçleri tüm illerde, "ABD emperyalizminin taşeronu olmayacağız! Ortadoğu’nun geleceğine halklar karar versin! Suriye’de emperyalist müdahaleye hayır!" şiarıyla yürüyüşler ve basın açıklamaları gerçekleştirdi.

G.Antep'te her türlü yasaklara rağmen yürüyüş ve basın açıklaması gerçekleştiren binlerce savaş karşıtı demokrasi meydanına yürüdü. Burada KESK Dönem Sözcüsü ve Eğitim Sen G.Antep Şube Başkanı Ömer Faruk Koç ortak basın açıklamasını yaparken, KESK MYK üyesi Baki Çınar da bir açıklama yaptı.

Ankara'da ise binlerce emekçi Kolej Meydanı'ndan Sakarya Meydanı'na yürüyerek Nato'ya, patriot füzelerine, içerde ve dışarda savaşa hayır dedi. Burada KESK Genel Sekreteri İsmail Hakkı Tombul ortak basın açıklamasını okuyarak şu sözleri kaydetti: 

ABD EMPERYALİZMİNİN TAŞERONU OLMAYACAĞIZ!

SURİYE’YE EMPERYALİST MÜDAHALEYE HAYIR! 

ORTADOĞU’NUN GELECEĞİNE HALKLAR KARAR VERSİN!

Türkiye'nin dört bir yanında özgür, demokratik, eşitlikçi ve tam bağımsız bir Türkiye için sokağa çıkanlar;

Ya Hep Beraber, Ya hiç Birimiz diyerek omuz omuza, yan yana yola çıktığımız yol arkadaşlarımız; 

Ülkesine, özgürlüğüne, geleceğine sahip çıkan gençler MERHABA!

Bugün, emperyalistlere, işbirlikçilerine köle olmayacağımızı haykırmaya geldik

Bugün üsleriyle, savaş uçaklarıyla, ölüm füzeleriyle gelenlere bir kez daha Emperyalizme Geçit Yok demeye geldik!

Bugün, “Bitmedi Kavga Devam Ediyor” demeye, 

6. Filo’yu denize dökenlerin, Commer`in arabasını ateşe verenlerin anti-emperyalist kavgası devam ediyor demeye geldik.

NATO askerlerini ülkemizde ağırlamaktan onur duyanlar, “NATO'ya ve Patriot füzelerine hayır!” diyenlerin sesinin duyulmaması için elinden geleni yaptı.

Gaziantep'te gerçekleşecek bölgesel miting, Başbakan'ın 'düğün ziyareti' bahanesiyle Valilik tarafından yasaklandı.

'Bu topraklar NATO toprağıdır' diyen Başbakan'a sahip olan iktidarın bu yasaklama kararında elbette şaşıracak bir şey yok.

Onlar kendilerine yakışanı yaptı!

Bizler de elbette yasağa ve baskılara rağmen bugün kendimize, tarihimize yakışanı yapıyoruz. 

Gaziantep'de ve ülkenin bütün sokaklarından bugün “Emperyalizmin Taşeronluğuna ve Patriot Füzelerine HAYIR!” sesi yükseliyor.

Bu sesi önümüzdeki günlerde de yükseltemeye devam edeceğiz.

Çünkü biz, ABD taşeronluğuna Hayır diyoruz!

Çünkü biz, emperyalizmin güdümünde komşularımızla savaşa sürüklenmeye Hayır diyoruz!

Çünkü biz, Amerikan bombalarına, NATO üslerine, emperyalizmin hegemonyasına Hayır diyoruz!

Ve buradan ilan ediyoruz, ey Başbakan bu memleket eninde sonunda NATO’yu bu topraklardan söküp atacaktır!

Çünkü bu ülkede yalnızca emperyalizme uşaklıkla onur duyan iktidar sahipleri yok!

Bu ülkenin diz çökmeyen, baş eğmeyen onurlu milyonları var! Bugün alanlardan yükselen onların sesidir.

Bu sese kulak verin.

Yoksa ülkemizi içine sürüklediğiniz bu batakta önce siz boğulacaksınız!

Emperyalizminekonomik, siyasi ve askeri çıkarları doğrultusunda Ortadoğu’yu yeniden dizayn etme,tarihi kanlı savaşlardan,yer altı ve yerüstü kaynaklarında egemenlik, sömürü ve gözyaşlarından ibaret olan işgal politikaları, bir kez daha halkların geleceklerini ve bir arada yaşam umutlarını yok etmektedir.

ABD hegemonyasında gelişen müdahale nasıl ki önce “demokrasi yerleştirme” yalanlarıyla geldiyse, AKP’nin işbirlikçiliği de “Suriye’de baskıcı ve otoriter düzene karşıSuriye halklarının yanında olduğu” yalanlarıyla örülmüştür. Bu yalanların arkasındaki gerçek ise ABD’nin emperyalist politikalarının son halkası Suriye’de yaşanan yıkımdır.

Bu yıkım, Suriye halklarının kendi özgür iradeleri ve öz güçleri ile yürütecekleri demokrasi, eşitlik ve özgürlük mücadelesine yönelik bir müdahaledir.

Bu yıkım aynı zamanda gerici iç çatışma dinamiklerini ülkemize de taşıyan AKP hükümetinin Türkiye’de halklar arasında kardeşliğe, bir arada yaşam umutlarına karşı da gelişen bir müdahaledir.

Suriye’nin kaderinin Suriye halklarının elinden alınmaya çalışıldığı, Suriye’nin geleceğinin iç savaşla karartıldığı bu dönemde bizler biliyoruz ki AKP’nin kendine biçtiği misyon “bölgesel aktörlük” adı altında daha fazla işbirlikçiliktir.

Suriye’de etnik ve mezhepsel çatışmaları dinamitleyen silahlı çeteleri desteklemekten, kardeş halklarla savaşı ve düşmanlığı körüklemekten geri durmayan AKP, şimdi ülkemizi NATO’nun askeri yığınağı haline getirerek işgalin merkez üssü olmayı hedeflemektedir.

Askeri eğitim kampları, istihbarat büroları, Kürecik’te Füze Kalkanı Radar Sistemi ve NATO karargâhlarının ardından bu kez ülkemizde Gaziantep, Adana ve Maraş’a yerleştirilmek üzere Patriot füzeleri konuşlandırılmaktadır.

Sözde güvenlik kaygılarıyla Ortadoğu halklarının üzerine yağacak bombalara kucak açan AKP, memleketin dört bir yanını üslerle, NATO askerleriyle, ölüm füzeleriyle doldurmaktadır.

Ölüm füzelerini “halkı koruyacak” masallarıyla ülkemize yerleştirenlere soruyoruz? 

Kimi kimden koruyorsunuz? 

Halkları savaşa sürükleyen, halkların üzerine bombalar yağdıran ABD ve NATO’dur. ABD ve NATO’nun işbirlikçisi ise sizlersiniz.

Emperyalizmin saldırgan politikalarının taşeronluğunu yaparak Türkiye’yi bölgesel bir savaşın ve aynı zamanda bölgedeki etnik-dini boğazlaşmanın tam ortasına sürükleyen de sizlersiniz.

Bu ülkenin NATO toprakları olduğunu belleyenler, öyle olmasını arzu edenler işbirlikçi politikalarına artık halkı karıştırmasınlar. Ucundan kan damlayan bu füzeler savaş füzeleridir, koruduğu da NATO ve ABD’nin kendisidir.

Bizler anti-emperyalist emek ve demokrasi güçleri olarak;  

Ülkemizin NATO üsleriyle ve ABD’nin kanlı savaşa hazırlık yaptığı askeri üsleriyle kuşatılmasına;

Emperyalizmin Ortadoğu maşası haline getirilerek komşularıyla savaştırılmasına; kanlı tarihe ortaklık edecek bir ülkeye dönüştürülmesine asla ve asla izin vermeyeceğiz.

Ülkemizin kaynaklarını sömüren, halkımıza yoksulluk ve güvencesizliği dayatan, ülkemizi NATO füzelerinin yatağı haline getirmeye çalışan AKP iktidarına karşı, “ABD Emperyalizminin Taşeronu Olmayacağız”  diyerek sesimizi her daim yükseltecek,“Suriye’ye Emperyalist Müdahaleye Hayır, Ortadoğu’nun Geleceğine Halklar Karar Versin” şiarımızı haykıracağız.

Ortadoğu halklarının geleceğini ellerinden alan ve yaşadığımız toprakları ABD emperyalizminin kirli üssü haline getirenlere yanıtımız her zaman eşit, özgür, demokratik ve bağımsız bir ülke olacaktır.

Şimdi, bölgesel güç olma hevesiyle yanıp tutuşan, ülkemizi emperyalizmin askeri üssüne dönüştürmeye çalışan AKP hükümetine dur deme zamanıdır!

Şimdi, savaş çığlıkları atanlara karşı, halkların geleceğine kendilerinin karar vermesi için, halkların kardeşliğinin bu topraklardan sökülüp atılmaması için sorumluluk alma zamanıdır!

Sesimizi hep birlikte büyütelim, 

İşbirlikçilere, emperyalizmin taşeronlarına, bu ülke topraklarını NATO toprakları sananlaraemperyalizmin kalkanı olmayı görev sayanlara karşı mücadeleyi hep birlikte yükseltelim.

Kahrolsun Emperyalizm, Yaşasın Halkların Kardeşliği!

Halkın özgürlük alanını gittikçe daraltan, haklarını yok sayan AKP iktidarı tüm ülkeyi açık hava cezaevine dönüştürme yolunda ciddi adımlar atmaya devam etmektedir. Gittikçe daha da belirginleşen bu karanlık tablo içinde toplumun tüm muhalif kesimlerini hedef alan baskılara her gün bir yenisi eklenmektedir. 

Son olarak bugün sabah 04.00’te, adeta düşman bir ülkenin topraklarına operasyon düzenlenircesine helikopter desteği ile başlatılan operasyonla onlarca adrese baskınlar düzenlenmiş başta Ankara, İzmir ve İstanbul olmak üzere 7 kentte aralarında bağlı sendikamız Eğitim Sen İzmir 1 Nolu Şube üyeleri Zeynep Yılmaz ve Serap Dursun’un da bulunduğu çok sayıda kişi gözaltına alınmıştır.

“Operasyon” kapsamında baskın yapılan yerler arasında Çağdaş Hukukçular Derneğinin (ÇHD) Genel Merkezi ve İstanbul şubesi ile Halkın Hukuk Bürosu da bulunmaktadır. Edindiğimiz bilgiye göre evleri ve büroları da basılan avukatlardan 15’i gözaltına alınmıştır. Ayrıca Konfederasyonumuzun avukatlık hizmetlerini de yerine getiren Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) Genel Başkanı Selçuk Kozağaçlı’nın yurt dışında olduğu bilindiği halde, Türkiye’ye gelmesine fırsat verilmeden hakkında yakalama kararı çıkarılmıştır. İdil Kültür Merkezi ve Yürüyüş dergisi bürolarının da basıldığı operasyonda özellikle son dönmelerde üzerlerindeki baskı yoğunlaştırılan Grup Yorum’un elemanları da gözaltına alınmıştır. 

Tamamen hukuksuz bir şekilde yapılan operasyon ileri demokrasi nutukları atan AKP’nin kendisi gibi düşünmeyen tüm kesimleri hedef tahtasına koymakla kalmayıp toplumsal muhalefetin savunma hakkını da bertaraf etmeyi amaçladığını göstermektedir. Diğer taraftan onlarca avukat hala cezaevinde iken ÇHD gibi Türkiye’nin en köklü hukuk kurumlarından birisinin keyfi bir şekilde aramaya tabi tutulması hukukun tamamen ayaklar altına alındığını göstermektedir. Avukatların dahi hukuk güvenliğinin olmadığı bu ülkede, vatandaşların hak ve özgürlüklerinden bahsedilemeyeceği açıktır. 

Onlarca yöneticisi ve üyesi demir parmaklıklar ardına konularak emek ve demokrasi mücadelesi baskılanmaya çalışılan bir konfederasyon olarak, AKP iktidarının artık rutin hale gelen, ancak faşizmin egemen olduğu ülkelerde yaşananlarla kıyaslanabilecek, baskı ve şiddet politikalarının devamı olan operasyonu kınıyoruz. 

KESK,  bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da toplumsal muhalefete gözdağı vermeyi hedefleyen baskı ve kuşatma operasyonuna sesiz kalmayacaktır. Gittikçe azgınlaşarak çığırından çıkan hukuksuzluğa, baskılara karşı tek yol emek ve demokrasi mücadelesinin ortaklaştırılarak daha da büyültülmesinden geçmektedir. 

Başta bağlı sendikalarımızın üyeleri ve avukatlar olmak üzere gözaltına alınanların derhal serbest bırakılması için tüm emek ve demokrasi güçlerini temel hak ve özgürlüklerimizi yok etmeyi hedefleyen saldırılar karşısında sesini yükseltemeye davet ediyoruz.

                                                                Yürütme Kurulu

KanunNo.5706 Kabul Tarihi : 2/11/2007BİRİNCİ BÖLÜMAmaç, Kapsam ve TanımlarAmaçMADDE 1 – (1) Bu Kanunun amacı; İstanbul'u 2010 yılı Avrupa Kültür…
Bu yönetmelik ile Kültür Sanat-Sen örgütlülüğü bünyesinde mali konularla ilgili tüm işleri belirli standarda ulaştırmak ,mali kaynaklarımızı,düzenli bir şekilde takip…
denemedeneme denemedenemedenemedenem edenemedenemede nemedenem edenemede nemedeneme denemedene medenemedeneme
Dün teknik bir arızadan dolayı yapılamayan promosyon ödemeleri bugün yapılmıştır. Duyurulur…
Devlet Memurları Kanunu ‘nun 36. Maddesinin (II)Teknik Hizmetler sınıfında yer alan ve 36 A/4 maddesi gereğince Kütüphaneci, Kitap Pataloğu, Arşivci,…
      İtalya’nın ünlü La Scala operası çalışanları haftaya greve başlıyor. Sendika temsilcisi Giancarlo Albori greve, aralarında dekorcular ve…
      İtalya’nın ünlü La Scala operası çalışanları haftaya greve başlıyor. Sendika temsilcisi Giancarlo Albori greve, aralarında dekorcular ve…