Kültür Sanat Sen

Kültür Sanat Sen

Çarşamba, 16 Ağustos 2017 07:37

ACI KAYBIMIZ...

İzmir Devlet Opera ve Balesi'nde görevli üyemiz Şeyda ÇAVUŞ'un annesi vefat etmiştir. Arkadaşımızın acısını paylaşıyor, Ailesi, Sevenleri ve Yakınlarına başsağlığı diliyoruz.

Pazartesi, 03 Temmuz 2017 12:37

MİMARLARDAN ULUS TEPKİSİ...

Mimarlardan Ulus tepkisi: “Tarihe dönmeyi değil, tarihi silmeyi amaçlıyor”

Tarih: 30 Haziran 2017

Mimarlar Odası Ankara Şubesi, Ulus Meydanı’ndaki yıkım projesinin “1920’lere dönülüyor” diyerek parlatılmasına tepki gösterdi, “Geri geri gitmez hayat, amaç tarihi silmek” dedi

Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin Ulus Meydanı’na yönelik yıkım projesini “1920’lere dönülüyor” diyerek sunmasına mimarlardan tepki geldi.

Ulus’un ulus devletin kuruluş mekanı olduğunu, bölgenin kentin yapısı ile birlikte bir kültürler katmanı olarak bugüne kadar uzandığını söyleyen Mimarlar Odası Ankara Şubesi Başkanı Tezcan Karakuş Candan, bugün yapılan projenin ise yıkım, kültürlerin tekleştirilmesi, cumhuriyetin kuruluş izlerinin silinmesi anlamına geldiğini belirtti.

Candan sözlerini şöyle sürdürdü:

Ulus için her ne planlıyorsanız planlayın hukukun karşısında adil olmadığınız, süren davalarımız, iptal edilen planlarımızla ortadadır. Hem anıt, hem de cumhuriyetin kuruluş izlerinin mekanları, çakma hikayelerle ortadan kaldırılamaz. Aklınızdan bu çakma hikayeyi çıkartın. Ulus çok katmanlılığı ile bir değerdir, tekleştirilemez.

“Ulus, hikayesinden koparılamaz, koparılırsa hikaye kalmaz”

Gökçek belediyeciliğinin Ulus bölgesindeki muhafazakar mahalle projesinin, Hacıbayram Cami çalışmasının ve Augustus Tapınağı projesinin kültürel-dinsel hoşgörü ve çeşitliliği yok etmeyi amaçladığının altını çizen Candan, Ulus’un önemine dair şöyle konuştu:

Hikayemizi hatırlatacak simgeler ve hafızamızı diri tutacak şeyler yoksa, hikayeniz biter. Bizim toplumsal hikayemiz cumhuriyetle başladı, bu hikaye tebaadan yurttaşlığa, işgal edilmiş bir ülkeden bağımsız bir ulusa geçiş hikayesidir. Ulus bunun kuruluş mekandır, gelişme kaynağıdır. Bütün bunları yok sayarak tarihi kendilerine göre bağlamından koparak şekillendirmek akıl dışıdır.

“İller Bankası’nda yıkıma imza atanlar hesap verecekler”

Yine Ulus bölgesinde İller Bankası binasının yıkım kararına izin veren Koruma Kurulu üyelerinin suç işlediğini, bir katliama imza attığını ve yargı önünde hesap vereceklerini dile getiren Candan, “Ulus çok kültürlülüğü ile Türkiye demektir. Ankara’nın nüfusunu 1920’lerin nüfusu olan 20 bine düşürmeyeceğinize göre, mekanları da tekleştirip, içeriksizleştiremeyecekseniz” dedi.

Sendika.Org/ Ankara

Cuma, 30 Haziran 2017 12:59

ACI KAYBIMIZ...

Konya İl Halk Kütüphanesi'nde görevli üyemiz Darbaz ÖZEL'in babası vefat etmiştir. Ailesi, sevenleri ve yakınlarına başsağlığı dileriz. 

Perşembe, 29 Haziran 2017 10:03

ACI KAYBIMIZ...

Ankara Devlet Klasik Türk Müziği Korosu'ndan üyemiz Nazmiye Banu AKSELİ'nin babası vefat etmiştir. Ailesi, yakınları ve sevenlerine başsağlığı dileriz.

                                                                                                                                                    Kültür Sanat-Sen Genel Merkezi 

Perşembe, 22 Haziran 2017 12:50

İLLER BANKASI BİNASININ YIKIMINA TEPKİ...

İller Bankası binasının yıkımına tepki

GÜNCEL    22 Haziran 2017 

Ankara’daki meslek odaları ve sivil toplum örgütleri İller Bankası binasının yıkımına tepkili. 

Mimarlar Odası Ankara Şubesi geçtiğimiz hafta cuma gecesi yıkımına başlanan İller Bankası’nın yıkımına ilişkin basın toplantısı düzenledi. Toplantıya birçok sivil toplum örgütü, dernek ve meslek örgütü de katıldı. 

Toplantıda konuşan Şube Başkanı Tezcan Karakuş Candan birinci derece tescilli kültür varlığı olan İller Bankası’nın uzun süredir korunmasına ilişkin görüşme içerisinde olduklarını belirtti. 16 Haziran gecesi yıkımın binanın arkasından başladığını belirten Candan, “Diğer binalarda da aynı şeyi gördük. Bürokrasinin işlemediği zamanlarda ya hafta sonu ya da bayram tatillerinde yıkım gerçekleştiriyorlar, hukuku işlemez hale getiriyorlar” dedi. 

ERDOĞAN’IN ÖZEL İSTEĞİ

İller Bankası binasının 1935 yılında düzenlenen yarışmayı kazanan Seyfi Arkan’ın eseri ve erken Cumhuriyet dönemi yapısı olduğunu vurgulayan Candan, yabancı mimarların şekillendirdiği Ankara’da yerli bir mimarın eseri olarak modern mimari yapıya örnek olan bir bina olduğunu söyledi. Hem Koruma Kurulu hem Bakanlık hem de Belediye yetkilileriyle birçok kez görüşmelerde bulunduklarını kaydeden Candan, “Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın özel bir isteği var, bayram namazını bu camide kılmak istediğini söylemiş. Bayrama yetişmesi için yıkım alanın tamamlanabilmesi amacıyla 2-3 gün içerisinde yıkım gerçekleşti” dedi. 

‘TAHRİP EDİLDİĞİNİ SÖYLÜYORUZ, MAHKEME DİKKATE ALMIYOR’

Benzeri yıkımların İstanbul’da AKM’de, Diyarbakır’da Sur’da ve birçok şehirde yaşandığını belirten Candan,  Anadolu’nun çeşitliliğinin yok edilmesine karşı mücadele yöntemleri geliştirilmesi gerektiğini vurguladı. Candan, İller Bankasının uzun süredir hem neoliberal politikaların hem de siyasal İslamın kıskacı altında olduğunu söyleyerek yaşananların Adalet Yürüyüşünün ne kadar önemli olduğunu gösterdiğini vurguladı. Candan, adalet talebinin tüm Türkiye’ye yayılması gerektiğini söyleyerek, “Mücadele ederken hep hukuk devleti üzerinden yürütüyoruz mücadelemizi. Ancak açtığımız davaların bile bir anlamı kalmadı hep red yiyoruz. Binanın tahrip edildiğini söylüyoruz, mahkeme dikkate bile almıyor. Hukuku yeniden nasıl inşa edeceğiz bunların yollarını yaratmalıyız. Asla geri adım atmak yok. Demokrasi, barış ve insan haklarını yeniden inşa edeceğiz” dedi.

‘OPERA BİNASI DA TEHLİKEDE’

Türk Serbest Mimarlar Derneği Başkanı Aytek İtez de binanın yıkılmasına tepki göstererek, geçmişte benzer yapıların yıkımına şahit olunduğunu ve yıkımın hiçbir hukuki gerekçesi olmadığını söyledi. Cumhuriyet’in hafızasının silinmeye çalışıldığını kaydeden İtez, “Bir daha olmaması için elimizden geleni yapmalıyız. Duyduğumuz üzüntünün tarifi yok” dedi. 

Devlet Tiyatroları, Opera ve Bale Çalışanları Vakfı (TOBAV) Yönetim Kurulu Üyesi Alhan Özdemir de benzer bir tehlikenin İller Bankası binası karşısında bulunan Opera binasını da beklediğine dikkat çekti. Üç ay önce Opera Genel Müdürülüğüne tahsis için gittiklerinde kendilerini tadilata girecekleri gerekçesiyle geri çevirdiklerini söyleyen Özdemir, okullara ve özel tiyatrolara artık tahsislerin yapılmadığını ve önümüzdeki sezonlar da opera binasının açılamayabileceğini söyledi. Başkentin kültürüyle, binasıyla yok edildiğini söyleyen Özdemir, bütün bu yıkıma karşı direnmek gerektiğini söyledi. 

‘DAHA CANLI VE ZOR BİR MÜCADELEYE HAZIRLANMALIYIZ’

Mimarlar Odası’nın eski başkanlarından Yavuz Önen de yıkımın Türkiye’de yıkılan demokrasinin mekana yansıması olduğunu söyleyerek, Türkiye’nin her yerine kural tanımadan hükmedilmeye çalışıldığını belirtti. Önen, eski mücadele yöntemlerinin artık etkili olmadığını kaydederek, “Genel olarak bazı noktalarda çok geç kalındı. Çok tarihi tavır almamız gereken noktalarda yol verildi. Kendimizi yeniden gözden geçirerek, daha diri, daha canlı, gerçekçi ama zor bir mücadeleye hazırlanmalıyız” dedi. (Ankara/EVRENSEL)

İktidarın iş güvencesini ortadan kaldırıp performansa dayalı güvencesiz çalıştırmayı hedefleyen politikalarının yansıması olarak sanat kurumlarımızda "Performans Değerlendirme Kriterleri" ardı ardına yürürlüğe girmektedir. Bu kapsamda mağduriyet yaşayan başta üyelerimiz olmak üzere tüm emekçilerin hukuki mücadeleyi sürdürmek üzere sendikamıza başvurmaları önemle duyurulur.Başvuru sürelerinin kaçırılmaması önemlidir.