Kültür Sanat Sen

Kültür Sanat Sen

İktidarın iş güvencesini ortadan kaldırıp performansa dayalı güvencesiz çalıştırmayı hedefleyen politikalarının yansıması olarak sanat kurumlarımızda "Performans Değerlendirme Kriterleri" ardı ardına yürürlüğe girmektedir. Bu kapsamda mağduriyet yaşayan başta üyelerimiz olmak üzere tüm emekçilerin hukuki mücadeleyi sürdürmek üzere sendikamıza başvurmaları önemle duyurulur.Başvuru sürelerinin kaçırılmaması önemlidir. 

Pazartesi, 29 May 2017 10:09

TÜSAK YOK AMA 'PERFORMANS' VAR...

TÜSAK yok ama ‘performans’ var

Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü, TÜSAK yasa tasarısını anımsatan bir kararla koro ve orkestra sanatçılarına ‘performans kriteri’ getirdi...

SELDA GÜNEYSU

Yayınlanma tarihi: 28 Mayıs 2017 Pazar, 22:49

Kültür ve Turizm Bakanlığı Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü, aralarında Cumhurbaşkanlığı Klasik Türk Müziği Korosu, Ankara Devlet Klasik Türk Müziği Korosu ile Ankara Devlet Çoksesli Müzik Korosu’nun da yer aldığı koro ve orkestra sanatçılarına “performans kriteri” getirdi. Söz konusu uygulama, bakanlığın geçen yıllarda hazırladığı ve sanatçılar ile sivil toplum kuruluşlarının tepkileri nedeniyle geri çekilen, bakanlığa bağlı sanat kurumlarını lağveden Türkiye Sanat Kurulu (TÜSAK) yasa tasarısını anımsatırken, uygulamanın ilerleyen zamanlarda Devlet Tiyatroları ile Devlet Opera ve Balesi sanatçıları için de geçerli olacağı belirtiliyor.

11 müdürlüğü kapsıyor

Tokaç, bakanlık makamına ve müdürlüklere yazdığı yazıda, “Maliye Bakanlığı’nın 23 Şubat 2017 tarih ve 1899 sayılı yazısı ile bakanlığa bağlı (orkestra, koro, topluluk) hizmet sözleşmesinin 2. maddesine eklenen hüküm gereğince teşvik kriterlerinde kullanılmak üzere ‘İcra Performans Değerlendirmesine İlişkin Usul ve Esaslar’ın hazırlandığını” belirtti. Bu kapsamda da bakanlığa bağlı orkestra, koro ve topluluklarda görev alan personelin bu yılın haziran ve aralık aylarında ödenecek teşvik ikramiyesi için “değerlendirmeye tabi tutulacaklarını” belirten Tokaç, bu değerlendirmenin de “Sanatsal Performans Değerlendirme Kriterleri” ve “Sanatsal Performansı Değerlendirme Cetveli”nde yer alan bilgilere göre yapılmasını istedi. Oysa sanatçılar, 7 Mayıs 1987 tarihli Bakanlar Kurulu kararıyla yürürlüğe konan “Devlet Sanatçıları ve Sanatçıların Sözleşmeli Olarak Çalıştırılmasına Dair Esaslar”ın 9. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca bir yıl içinde 4 ay ikramiye, iki ay da teşvik ücreti alıyor. Tokaç’ın ilgili yazısı sonucu değerlendirmeye tabi tutulacak koro ve orkestra müdürlükleri ise şöyle: Ankara Devlet Klasik

Türk Müziği Korosu Müdürlüğü, Ankara Devlet Türk Halk Müziği Korosu Müdürlüğü, Ankara Devlet Çoksesli Müzik Korosu Müdürlüğü, Ankara Türk Dünyası Müzik Topluluğu Müdürlüğü, Bursa Devlet Klasik Türk Müziği Korosu Müdürlüğü, Cumhurbaşkanlığı Klasik Türk Müziği Korosu Müdürlüğü, Devlet Halk Dansları Topluluğu Müdürlüğü, Diyarbakır Devlet Klasik Türk Müziği Korosu Müdürlüğü, Edirne Devlet Türk Müziği Topluluğu Müdürlüğü, Elazığ Devlet Klasik Türk Müziği Korosu Müdürlüğü ve İstanbul Devlet Modern Folk.

‘15 Haziran'a kadar gönderin'

-Yazıda, “İcra Performansı Değerlendirmesi”nin de özetle şu esaslara göre yapılacağı belirtildi: n Değerlendirme, her bir koro topluluğunun idari müdürler dışındaki sanat kurulu üyeleri tarafından yapılacak.

-Sanat kurulu üyesi sanatçıların performans değerlendirmesi, değerlendirilecek üye dışındaki kurul üyeleri tarafından yapılacak.

-Ses sanatçıları, sanatçının kendi seçtiği bir eserin enstrüman eşliğinde icrasını yapacak. n Saz sanatçıları, sanatçının kendi seçtiği bir eserin (taksim, açış gibi) icrasını yapacak.

-Semazen, mehteran ve dansçılarda sanatçıların yıllık programda yer aldığı bir performansının veya solo ya da grup halindeki bir performans kaydıyla yapılacak.

-Kayıtları teslim etmeyen sanatçılara o teşvik dönemi için teşvik ikramiyesi ödenmeyecek.

-Tüm kayıt ve belgelerin birer örneği müdürlüklerce, ilk teşvik dönemi için 15 Haziran, ikinci teşvik dönemi içinse 15 Aralık’a kadar genel müdürlüğe gönderilecek.

Salı, 02 May 2017 08:05

ACI KAYBIMIZ...

Or-an Sevgi Yılı Halk Kütüphanesi'nde görevli üyemiz Serkan MENEMEN'in babası Hüseyin MENEMEN vefat etmiştir. Bugün öğle namazını müteakip Kırıkkale Derice ilçesinde defnedilecektir. Arkadaşımızın üzüntüsünü paylaşıyor; ailesi, yakınları ve sevenlerine başsağlığı diliyoruz.

DİSK, KESK, TMMOB ve TTB, DİSK Genel Merkezi’nde gerçekleştirdikleri basın toplantısıyla 1 Mayıs gündemlerini ve programlarını açıkladılar.

Basın toplantısınaKESK Eş Genel Başkanı Lami Özgen, DİSK Genel Başkanı Kani Beko,  TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Emin Koramaz, TTB Merkez Konseyi Başkanı Prof. Dr. Raşit Tükel, KESK Genel Sekreteri Hasan Toprak, DİSK Genel Sekreteri Arzu Çerkezoğlu ile şube yönetici ve üyelerimiz katıldı.

DİSK Genel Başkanı Kani Beko’nun okuduğu ortak açıklama aşağıdadır.

 ‘HAYIR’INI AL DA GEL!

EMEK BARIŞ DEMOKRASİ İÇİN YAŞASIN 1 MAYIS!

Dünyanın dört bir yanındaki milyarlarca işçi için, emekçi için, tüm ezilenler ve yok sayılanlar için her 1 Mayıs, birliğin-mücadelenin ve dayanışmanın gücüyle umudun büyütüldüğü gündür.

Yok sayılan emeğin, dünyanın dört bir yanında görkemli bir biçimde varlığını gösterdiği gündür 1 Mayıs. Dünyanın her yerinde en merkezi ve en büyük meydanlar, emeğin bu görkemli buluşmasına tanıklık eder. İşçiler özlemlerini, umutlarını, taleplerini istedikleri meydanlarda özgürce ifade eder.

Türkiye’de ise maalesef 1 Mayıs’lar iktidarlar getirdiği yasaklar ve devlet şiddetinin gölgesi altında kutlanmaktadır. 365 gün bu ülkenin tüm değerlerini ve güzelliklerini üretenlere bir gün dahi saygı gösterilmemektedir. Siyasi iktidar bir gün için dahi işçilerin taleplerine kulak vermemekte, yıllardır 1 Mayıs mitinginin kendi istediği yerde yapılmasını dayatmaktadır. “Ayaklar baş olursa kıyamet kopar” diye açıklanan bu tutum, 2017 yılında da devam etmektedir.

1 Mayıs 1977’deki kontrgerilla katliamının 40’ıncı yılında da bu dayatmanın sürdürülmüş olması ölenlere ve işçi sınıfına saygısızlık olarak tarihe geçecektir. 15 Temmuz darbe girişimine karşı, bizler de dahil olmak üzere, yurttaşların buluştuğu Taksim alanı ne yazık ki yeniden yasaklı meydan haline getirilmiştir.

Bizler dört emek ve meslek örgütü olarak, ulusal ve uluslararası mahkemelerin verdiği yargı kararlarını tanımayarak hukuksuz bir yasakta ısrar edenlerin er ya da geç bu tutumlarının hesabını vereceklerinin altını bir kez daha çizmek istiyoruz.

Hukuku, demokrasiyi, evrensel temel hak ve özgürlükleri yok saymayı bir rejim biçimi olarak benimsemiş anlayışa karşı, bu yıl her zamankinden çok daha yaygın, kitlesel ve coşkulu bir biçimde buluşmayı görev biliyoruz.

Bilindiği gibi, emekçilerin haklarını geliştirmeyen, aksine zarar veren ve tek adam rejimini dayatan bir anayasa için referanduma gidildi. Devletin tüm olanaklarının kullanılmasına, tek sesli medyaya, hayır diyenlerin engellenmesine rağmen yurttaşların en az yarısı HAYIR dedi. Böyle bir anayasa değişikliği ile ülke huzur, barış ve istikrar bulamayacaktır. Türkiye’nin acil ve yaşamsal ihtiyacı eşitlikçi, özgürlükçü, laik ve sosyal bir Anayasadır.

Ancak ülkeyi yönetenler bu gerçeklere gözünü kapatmakta, Türkiye’ye tek adam rejimi dayatmaktadır. Halkın en az yarısının HAYIR dediği bir rejim değişikliğini, cebren ve hile ile meşrulaştırma girişimlerine karşı 2017 1 MAYIS’ı çok daha anlamlı ve önemli hale gelmiştir.

2017 1 Mayıs’ı, hile-hurda ile dayatılan tek adam rejimine karşı demokrasi için, giderek derinleştirilen ve bizi Ortadoğu’daki çatışmaların ateşine sürükleyen savaş politikalarına karşı barış için, giderek pervasızlaşan emek düşmanlığına karşı emeğin hakları için, MİLYONLARIN HAYIR’LI BULUŞMALARI olarak örgütlenecektir!

Bizler dört emek ve meslek örgütü başta olmak üzere, dost kurumlarla beraber, İstanbul’da Bakırköy Halk Pazarı başta olmak üzere, Türkiye’nin her yerinde olabildiğince yaygın, kitlesel, coşkulu ve HAYIR’LI 1 Mayıs buluşmalarını birlik içerisinde örgütleyeceğimizi ilan etmek istiyoruz.

Olağanüstü Hal’e, Kanun Hükmünde Kararnamelere ve tek adam rejimine HAYIR demek için 1 MAYIS ‘TA ALANLARA!

Darbe girişimine karşı ilan edildiği iddia edilen Olağanüstü Hal ile hukukun ayaklar altına alındığı, yurttaşların temel hak ve özgürlüklerinin keyfi biçimde gasp edildiği bir rejim kalıcı hale getirilmek istenmektedir. Yüz binin üzerinde kamu emekçisini ve işçiyi, haklarında hiçbir yargı kararı bulunmadan işinden eden Kanun Hükmünde Kararnamelere, OHAL fermanlarına HAYIR demek için 1 MAYIS’ta alanlarda olacağız. Sendikal örgütlenme hakkını KHK ile ortadan kaldıran, kamu emekçilerinin toplu iş sözleşmesi hakkını ve kazanımlarını yok sayan antidemokratik uygulamalara teslim olmayacağız. Halkın seçtiği vekillerinin yaptığı Seçim Yasası’nı yok saymayı marifet bilen YSK örneğinde olduğu gibi, adaletin çivisinin çıktığı, meclisin tamamen yok sayıldığı tek adam rejimine 1 MAYIS meydanlarında tüm gücümüzle HAYIR diyeceğiz!

Kıdem tazminatının gaspına HAYIR demek için 1 MAYIS’TA ALANLARA!

Referandum öncesinde defalarca dile getirdiğimiz gibi, 16 Nisan’ın ardından ilk işleri kıdem tazminatına göz dikmek oldu. Patronlar “yük” olarak görüyor diye işçi sınıfının ve bütün çalışanların 80 yıllık kazanımına göz dikenlere “HAYIR” demek için 1 MAYIS ALANLARINDA OLACAĞIZ. Emekçilerin iş güvencesi, işsiz kaldığında kara gün dostu olan kıdem tazminatından nemalanmak isteyenleri, İşsizlik Sigortası Fonu’nu yağmalamalarından tanıyoruz. Tüm emekçileri yağmaya ve talana HAYIR demeye, 1 MAYIS ALANLARINA çağırıyoruz.

Taşeron köleliğine ve kamu emekçilerinin iş güvencesinin kaldırılmasına HAYIR demek için 1 MAYIS’TA ALANLARA!  

Milyonlarca taşeron işçisinin umutlarını yıllardır aldatmacalarla sömürenlere, 1 Kasım 2015 seçimlerinden önce “taşerona kadro” vaat edip sözünde durmayanlara HAYIR demek için 1 MAYIS ALANLARINDA olacağız. Taşeron işçilerin mücadele ederek ve mahkemelerde kazandıkları kadro hakkını tanımadığı gibi taşeron düzenini bile aratacak “kiralık işçilik” uygulamasını, işçi simsarlığını yasal hale getirmek isteyenlere 1 MAYIS ALANLARINDAN HAYIR diyeceğiz! Taşeron işçilerine kadro vaadini tutmadığı gibi kamu emekçilerinin 657 sayılı yasadan kaynaklanan iş güvencelerini ortadan kaldıracaklarını açıklayanlara, milyonlarca kamu emekçisine güvencesiz çalışmayı dayatanlara omuz omuza HAYIR diyeceğiz!

‘HAYIR’INI AL DA GEL!

Bu topraklarda emeğiyle, onuruyla yaşayan hemen herkesin HAYIR dediği o kadar çok şey var ki! 1 MAYIS ALANLARI herkesin ‘HAYIR’INI alıp geldiği rengarenk ve apaydınlık meydanlar olacak. İşsizliğe HAYIR, kiralık işçiliğe HAYIR, iş cinayetlerine HAYIR, krize HAYIR, yoksulluğa HAYIR, zamlara HAYIR, içeride ve dışarıda savaşa HAYIR, kentlerin ve doğanın yağmasına HAYIR, kutuplaşmaya HAYIR, kadın cinayetlerine HAYIR, çocuk istismarına HAYIR, cinsiyetçiliğe HAYIR, kamu hizmetlerinin ticarileşmesine HAYIR, gazetecilerin, siyasetçilerin, gençlerin hapishanelere doldurulmasına HAYIR, akademinin ve bilimin bitirilmesine HAYIR, sömürüye HAYIR, diktaya HAYIR gibi milyonlarca HAYIR’lı çığlık 1 MAYIS ALANLARINDA buluşacak!

Haydi, hep beraber, birlik olarak, dayanışmamızı güçlendirerek, mücadelemizi büyütmek için 1 MAYIS ALANLARINA!

Yaşasın İşçilerin Birliği, Halkların Kardeşliği

Yaşasın İşçi Sınıfının Uluslararası Birlik ve Dayanışması!

YAŞASIN 1 MAYIS!

Pazartesi, 24 Nisan 2017 21:15

ACI KAYBIMIZ...

Ankara Devlet Opera ve Balesi Orkestra Sanatçısı üyemiz Seda ÖLMEZTÜRK'ün annesi Gülcan ÖLMEZTÜRK vefat etmiştir. Ailesi , sevenleri ve yakınlarına başsağlığı dileriz.