Kültür Sanat Sen

Kültür Sanat Sen

Çarşamba, 08 Ocak 2020 11:32

DEVLET TİYATROLARINDA EMEKÇİ KIYIMI...

Devlet Tiyatroları’nda emekçi kıyımı!

04.01.2020 06:00 KÜLTÜR SANAT

Devlet Tiyatroları oyuncuları kadro beklerken işlerinden oldu. Cumhurbaşkanı Kararnamesi ve Bakan Ersoy’un açıklamasıyla kadro umudu taşıyan yaklaşık 150 tiyatro emekçisi sarı zarfla mevcut işlerinden de oldu

BURAK ABATAY

Devlet Tiyatroları’nda (DT) ve Devlet Opera ve Balesi’nde aktif görev alan ve kadro bekleyen en az 150 kişinin sözleşmesi adli sicilleri gerekçe gösterilerek yenilenmedi.

26 Aralık 2019 tarihinde Resmi Gazete’de Cumhurbaşkanı Kararnamesi’yle başlayan süreçte ‘Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslarda Değişiklik Yapılmasına Dair Esaslar’ başlıklı karar bugüne kadar yıllardır kadro bekleyen sanatçılar için umut olmuştu. Aynı tarihte Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Anadolu Ajansı’na konuşmuş ve “Hiçbir statüsü olmadan, yevmiye ile görev yapan sanatçılarımız ve teknik çalışanlarımız, artık Bakanlık olarak bizim sözleşmeli personelimizdir. Hepsinin iş güvenliği endişesi giderilmiş, çalışma hayatları devletimizin güvencesi altına alınmıştır. Bu kapsamda maaşlarında da ciddi bir iyileştirmeye gidilmiştir” demişti.

ÖNCE UMUT SONRA HÜSRAN

Aynı gün Anadolu Ajansı’na demeç veren Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy tiyatrocuların umudunun sevince dönüşmesini sağladı. Yıllardır süren sorunların biteceğini müjdeleyen Ersoy, “Hiçbir statüsü olmadan, yevmiye ile görev yapan sanatçılarımız ve teknik çalışanlarımız, artık Bakanlık olarak bizim sözleşmeli personelimizdir. Hepsinin iş güvenliği endişesi giderilmiş, çalışma hayatları devletimizin güvencesi altına alınmıştır. Bu kapsamda maaşlarında da ciddi bir iyileştirmeye gidilmiştir” dedi.

DT Genel Müdürlüğü, bu düzenleme için başvuru tarihlerini 26-30 Aralık olarak belirlemişti. Sanat kurumlarında yıllardır kadro verilmemesi ve sınav yapılmaması dolayısıyla kadro bekleyen ve mezun, misafir, süreli sözleşmeli figüran vs. pozisyonlarında çalışan 150 civarında oyuncu ise kulislere gelen sarı zarflarla karşılaştı. Oyuncular gerekçe gösterilmeksizin, “Sözleşmeli personel çalıştırılmasına ilişkin esaslar kapsamında çalışma talebiniz Genel Müdürlüğümüzce uygun görülmemiştir” yazısıyla karşılaştılar. Eşzamanlı olarak Genel Müdür Mustafa Kurt tarafından il müdürlüklerine gönderilen talimatlarda başvuruların incelendiği belirtilerek, “Yapılan değerlendirme sonucunda ekteki listede yazılı olanların anılan kapsamda istihdam edilmeleri uygun görülmemiştir” denildi. Tebligatlar sebebiyle Adana DT “Miletos Güzeli” oyunu için perde açamadı. Birçok sahnede ise oyunlar yarım yamalak oynandı.

Kültür Sanat Sendikası yaptığı yazılı basın açıklamasıyla bu yanlıştan dönülmesi çağrısında bulundu. Sendika açıklamasında, “15 Temmuz sürecinde binlerce kamu emekçisi soruşturulduğu sırada, kimileri açığa alınır kimileri KHK larla ihraç edilirken; tırnak içinde “temiz” çıkan sanat emekçileri şu an güvenlik gerekçesiyle işten atılıyorlar. O günden bu güne ne değişmiştir? Kimi durumlarda aylar hatta yıl süren güvenlik soruşturmaları Sanat kurumlarında ışık hızında yapılarak üç günde nasıl sonuçlandırılmıştır?” ifadelerini kullandı.

Sendika ayrıca 4/C’li yani “geçici personel” istihdamına benzer bir istihdam biçimi 4/B’li Sözleşmeli Personel istihdamıymış gibi gösterilmeye çalışıldığını aktardı ve ekledi: “Kararnameye konan geçici madde de yapılacak sözleşmenin 2020 yılı için geçerli olduğu hüküm altına alınmış. Peki, 2021 yılı ne olacak? 20 yıldır çalışan misafir sanatçıların misafirlikleri hiç bitmeyecek mi?”

KİMİN YAKINLARI KADROYA GİRECEK?

İşine son verilen bir DT oyuncusu, süreci mahkemeye taşıyacaklarını söyledi. Oyuncu, yaptığı açıklamasında, “DT oyuncusuydum. Geçen sene de çalıştım, bu yıl da çalışacağıma kesin gözüyle bakıyorduk. Ulaştırılan bir zarfla öğrendik. Ve başvurularımız neticesinde uygun görülmediğimiz bize aktarıldı. Neden uygun görülmediğimizi bilmiyoruz. Dava edeceğiz. Ancak bu şekilde öğrenebileceğiz. Herhangi bir devlet tiyatrosunda çalışmam da engellendi. Rol aldığım oyunum ertelendi, gruptan çıkarıldım. Başka oyunlar da kaldırıldı. Bizden sonra hangi isimlerin yakınlarını alacaklarını merak ediyorum” ifadelerini kullandı.

SARAY'DA PERDE AÇILDI

Devlet Tiyatroları, oyunculara sarı zarflar tebliğ edildiği saatlerde, Saray’da Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın katılımıyla “Leyla ile Mecnun” adlı oyununu sergiledi. Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Mustafa Kurt, emekçilerin işlerinden olduğu saatlerde Erdoğan’dan tebrik aldı.

Çarşamba, 08 Ocak 2020 11:26

DEVLET TİYATROLARINDA SARI ZARF ŞOKU...

SÖZCÜ- Yusuf DEMİR

Kültür Sanat 3 Ocak 2020

Devlet Tiyatroları’nda sarı zarf şoku

Kuliste sahneye çıkmak için hazırlık yapan Devlet Tiyatroları oyuncuları ellerine tutuşturulan sarı zarflarla işlerinden oldu. Tüm Türkiye’de başrol oyuncusundan terzisine kadar en az 150 çalışanla yeni sözleşme yapılmadı. Kültür Sanat Sendikası, “Dün akşam Adana Devlet Tiyatrosu perde açamadı, birçok sahnede oyunlar yarım yamalak oynandı” dedi

Devlet Tiyatroları çalışanları kadro beklerken işlerinden oldu. Tiyatroculara hayal kırıklığı yaşatan gelişmeler geçtiğimiz hafta 26 Aralık 2019 tarihli Resmi Gazete'deki Cumhurbaşkanı Kararı'yla başladı.

“Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslarda Değişiklik Yapılmasına Dair Esaslar” başlıklı karar tiyatrocular arasında umutlu bir bekleyişe neden oldu.

Aynı gün Anadolu Ajansı'na demeç veren Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy tiyatrocuların umudunun sevince dönüşmesini sağladı. Yıllardır süren sorunların biteceğini müjdeleyen Ersoy, “Hiçbir statüsü olmadan, yevmiye ile görev yapan sanatçılarımız ve teknik çalışanlarımız, artık Bakanlık olarak bizim sözleşmeli personelimizdir. Hepsinin iş güvenliği endişesi giderilmiş, çalışma hayatları devletimizin güvencesi altına alınmıştır. Bu kapsamda maaşlarında da ciddi bir iyileştirmeye gidilmiştir” dedi. Tiyatrocular bu açıklamayla yeni yıla mutlu girdi.

Bu gelişmelerin hemen ardından Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü , yeni düzenlemeden yararlanmak isteyen sanatçıların başvurularını 26-30 Aralık 2019 tarihleri arasında aldı. Sanatçılar sözleşme imzalamayı beklerken tablo birden olumsuza döndü. Kulislere sarı zarflar gelmeye başladı. Sanatçı ve çalışanlara gönderilen tebligatlarda hiçbir gerekçe gösterilmeden, “Sözleşmeli personel çalıştırılmasına ilişkin esaslar kapsamında çalışma talebiniz Genel Müdürlüğümüzce uygun görülmemiştir” deniliyordu. Eş zamanlı olarak Genel Müdür Mustafa Kurt tarafından il müdürlüklerine gönderilen talimatlarda başvuruların incelendiği belirtilerek, “Yapılan değerlendirme sonucunda ekteki listede yazılı olanların anılan kapsamda istihdam edilmeleri uygun görülmemiştir” denildi.

ADANA SAHNESİ'NDE PERDE AÇILMADI

Kültür Sanat Sendikası yetkilileri, SÖZCÜ'ye yaptığı açıklamada, “Tespit edebildiğimiz kadarıyla Opera'dan 57, Tiyatro'dan en az 90 kişiye tebligat gitti. Tebligatlar nedeniyle Adana Devlet Tiyatrosu “Miletos Güzeli” oyunu için perde açamadı. Trabzon'un da aralarında bulunduğu birçok sahnede oyunlar yarım yamalak oynandı” dedi. Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

UMUTLAR HAYAL KIRIKLIĞINA DÖNÜŞTÜ: “Sanat kurumlarında yıllardır kadro verilmemesi ve sınav yapılmaması dolayısıyla sanat emekçileri zaten mezun, misafir, süreli sözleşmeli figüran vs. pozisyonlarında çalışmaktaydılar. Yıllık sözleşme ile güvencesiz ve bir hayli esnek mesailer dâhilinde çalıştırılan sanat emekçileri verilen kadro sözleriyle özellikle son bir yıldır bir umut bekleyip durdular. Sanat kurumlarında güvencesiz çalışan sanat emekçilerine, tüm bu sıkıntılı sürecin biteceği daha iyi mali ve özlük haklara kavuşacaklarına dair yapılan düzenleme ve açıklamalar, bu yeni gelişmeyle maalesef hayal kırıklığına dönüştü.”

PERDE KAPATMAK SUÇTUR: “Normal koşullarda sanat kurumlarında, bir sanat emekçisinin, o aksam sergilenecek eserin gösterimine engel olması durumunda, karşılaşacağı cezai işlem sözleşmesinin feshidir yani işten atılmadır. Adana Devlet Tiyatrosu’nda işten atılan arkadaşlarımızın yerini dolduramadıkları için sanat camiasında evrensel hale gelen “show must go on” daha yerel bir değişle perdelerin kapatılamayacağı yerleşik düşüncesi bir anda nasıl değişmiştir. Peki bu durumda bu yapılan dolayısıyla kime ceza verilecektir?

GEREKÇE GÜVENLİK SORUŞTURMASI: “22 yıldır kamuda hizmet veren bir kamu emekçisi nasıl güvenlik soruşturmasından geçemez? Kimi arkadaşımıza güvenlik soruşturmasından geçemedikleri için sözleşmelerinin yapılamayacağı ifade edilmiştir. Ülkemizde yapılan güvenlik soruşturması “benden olup olmadığının tespiti” soruşturmasına dönüştüğü artık herkesin malumudur.”

PERDE KÜLLİYE'DE AÇILDI

Devlet Tiyatroları, oyunculara sarı zarflar tebliğ edildiği saatlerde, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi'nde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın da teşrifleriyle “Leyla ile Mecnun” adlı oyununu sergiledi. Oyunun sonunda sahneye davet edilen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Mustafa Kurt ve oyunun yazarı İskender Pala oyuncuları tebrik etti.

Son güncelleme:14:18 - 03.01.2020

Perşembe, 02 Ocak 2020 11:10

ANTALYA BÖLGE ŞUBE GENEL KURUL İLANI...

Kültür Sanat ve Turizm Emekçileri Sendikası Antalya Bölge Şubesi 6. Olağan Genel Kurulu 01 Şubat 2020 tarihinde saat 10.00 da Elmalı  Mah. Solmaz İş.Hanı Kat: 4 Daire : 18 Muratpaşa / ANTALYA adresinde  yapılacaktır.

Çoğunluk sağlanmadığı taktirde 02 Şubat 2020 tarihinde saat 10.00 da Bigehan Hotel Tahılpapazarı Adnan Menderes Bulvarı No:1 Muratpaşa /ANTALYA adresinde aşağıda belirtilen gündem maddeleri ile yapılacaktır.

GÜNDEM

1-Açılış ve saygı duruşu

2-Divan oluşum

3-Açılış konuşması

4-Konukların tanıtımı

5-Yönetim, denetleme,disiplin kurulları ve mali raporun görüşülmesi ve aklanması.

6-Yönetim, denetleme,disiplin asil ve yedek üyeleri ile üst kurul delege adaylarının belirlenmesi

7-Dilek ve temenniler.

8-Seçimler

9-Kapanış

KÜLTÜR SANAT VE TURİZM EMEKÇİLERİ SENDİKASI

ANTALYA BÖLGE ŞUBE YÖNETİM KURULU

 

Perşembe, 14 Kasım 2019 14:08

2020 BÜTÇE TALEPLERİMİZ...

Bugün TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda Kultur ve Turizm Bakanlığı'nın butcesi gorusuluyor. Kültür Sanat-Sen olarak bütçe komisyonunda görüşülmesini istediğimizi aşağıdaki yer alan taleplerimizi muhalefet partilerinin milletvekillerine ilettik.

Milyonlarca kamu emekçisini ilgilendiren toplusözleşme görüşmeleri KESK’lilere dönük polis saldırısıyla başladı.

Kamu emekçilerini ilgilendiren toplusözleşme polis saldırısıyla başladı

Milyonlarca kamu emekçisini kapsayan toplusözleşme görüşmeleri, polis saldırısıyla başladı. KESK üyeleri taleplerini açıklamak için bakanlık yakınına yürümek isteyince polisin biber gazlı saldırısına maruz kaldı. Bakanlık salonunda dışarıdaki saldırıya tepki gösteren KESK Genel Sekreterine Memur Sen görevlileri “Çıkın dışarıda yapın açıklamanızı” diye sataştı.

Hükümet ile kamu emekçileri konfederasyonları arasında, önümüzdeki iki yılı kapsayacak olan toplu sözleşme görüşmeleri başladı. Çalışma Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığında  yapılan toplantı öncesinde KESK üyeleri Milli Kütüphane önünde toplandı. Edirne, Muğla, Van ve Artvin'de toplanarak 4 koldan Ankara'ya gelen KESK üyeleri, buradan bakanlık yakınındaki su deposuna yürümek, taleplerini açıklamak istedi. Fakat polis yürüyüşe izin vermedi, sadece bir grubun basın açıklaması yapabileceğini söyledi. Ancak KESK yöneticileri üyeleriyle birlikte basın açıklaması yapmak istedi. Çıkan tartışmanın ardından polis kamu emekçilerine biber gazıyla saldırdı. KESK üyeleri saldırıya “Emekçiye değil çetelere barikat” sloganlarıyla tepki gösterdi.

Polis saldırısında biber gazından etkilenen, yaralanan ve gözaltına alınan kamu emekçileri oldu. KESK Eş Genel Başkanı Aysun Gezen de saldırı sırasında kolundan yaralandı. KESK Eğitim, Örgütlenme ve Basın Yayın Sekreteri İlhan Yiğit, Haber Sen Genel Sekreteri Burak Ustaoğlu ve Tarım Orkam-Sen Genel Başkanı Hamit Kurt'un da aralarında olduğu 6 kişi gözaltına alındı. Ayrıca KESK Eş Genel Başkanları Aysun Gezen ve Mehmet Bozgeyik’in, OHAL kapsamında çıkarılan KHK'ler ile ihraç edildiği için görüşmelere katılmasına izin verilmedi.

KESK Eş Genel Başkanı Aysun Gezen de saldırı sırasında kolundan yaralandı. 

MEMUR SEN'LİLER POLİS SALDIRISINA ARKA ÇIKTI

Bakanlık dışında kamu emekçileri polis saldırısına uğrarken içeride de gerginlik çıktı. Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk'un gelmesi beklenirken KESK Genel Sekreteri Ramazan Gürbüz, polisin kamu emekçilerine saldırmasına tepki gösterdi. KESK üyelerinin taleplerini açıklamasına izin verilmediğini söyleyen Gürbüz'e Memur Sen'liler “Çıkın dışarıda yapın açıklamanızı” diye karşılık verdi. Bir süre yapılan atışmaların ardından gerginlik sona erdi.

MEMUR SEN YÜZDE 8+7 İSTEDİ

Yetkili konfederasyon Memur Sen, 2020 yılı için 1 Ocak’tan geçerli olmak üzere yüzde 3 refah payı ve taban aylığa 200 TL seyyanen artış istiyor. Birinci 6 ayda yüzde 8, ikinci altı ayda yüzde 7 zam isteyen Memur Sen, sözleşmeli personel çalışmasına son verilmesi, gelir vergisinde yıl boyu yüzde 15 sabit oran uygulanması ya da yüzde 15’i aşan kısmın kamu işvereni tarafından karşılanması, kreş hizmeti sunulması ya da 754 TL kreş yardımı yapılması taleplerini öne sürdü. Memur Sen'in bir başka talebi ise toplusözleşme masasına diğer konfederasyonların değil sadece kendisinin oturması.

BAKAN'DAN "SALDIRI SAVUNMASI"

KESK Genel Sekreteri Ramazan Gürbüz, anayasada güvenceye alınmış demokratik haklarını kullanamadıklarını, yürüyüş yapmak istediklerinde polisin üyelerine saldırdığını söyledi. Bu sırada araya giren Bakan Zümrüt Selçuk, yürüyüş için valiliğe güzergah bildirilmediği iddiasıyla polis saldırısını savundu.

KESK YÜZDE 38 TALEP ETTİ

KESK, eşi çalışmayan, iki çocuklu en düşük kamu emekçisinin maaşının 2020 yılı için eş, çocuk, kira, yemek yakacak yardımı ile birlikte AGİ hariç 6 bin 838 liraya çıkarılmasını istiyor. Böylece ücretlerde yüzde 38 zam talep eden KESK, 2021 yılı için ise gerçekleşen enflasyon artı 3 puan refah payı talep ediyor. KESK'in diğer talepleri de vergi oranının düşürülerek sabitlenmesi, ücretsiz kreş ve servis hakkı, partizanca uygulamalara son verilerek liyakatin esas alınmasını, mülakat ve güvenlik araştırmasına, kadın emekçilere yönelik ayrımcı uygulamalara son verilmesi.

KAMU-SEN KAYIPLAR KARŞILANSIN

Kamu-Sen'in talebi ise geçmiş dönemdeki erimenin giderilmesi. Sadece 2018 yılında bu kaybın 600 TL olduğuna dikkat çeken Kamu-Sen de yüzde 3 oranında refah payı istiyor. Kamu Sen'in talebinin kabul edilmesi halinde 3 bin 18 lira olan en düşük memur maaşı 2020 sonunda 4 bin 509, 2021 sonunda ise 5 bin 417 liraya çıkacak. (Ankara/EVRENSEL)

 

 

5 milyon kamu emekçisi ve emeklisini ilgilendiren toplu sözleşme görüşmeleri polis saldırısı ile başladı. KESK Eş Genel Başkanı Aysun Gezen, Ankara’ya yürüyen emekçilere yapılan saldırıyı kınadı

Burcu Cansu BURCU CANSU-BİRGÜN

1 Ağustos, 2019 13:55

5 milyon kamu emekçisi ve emeklisini ilgilendiren toplu sözleşme görüşmeleri için yurdun dört bir yanından Ankara’ya yürüyen KESK üyelerine polis biber gazı ile saldırdı.

Aralarında MYK Üyesi İlhan Yiğit, Haber Sen Genel Sekreteri Burak Ustaoğlu, SES Kadın Sekreteri Selma Atabey, Tarım Orkan-Sen Başkanı Hamit Kurt’un da bulunduğu çok sayıda KESK’li gözaltına alındı. Gözaltına alınan KESK üyeleri serbest bırakıldı.

Polis saldırısında doğrudan gözüne biber gazı sıkılan Tüm Bel-Sen Genel Başkanı Erdal Bozkurt hastaneye kaldırıldı.

Kayıplarının telafisini, insanca yaşam ve güvenceli iş, güvenceli gelecek haklarının garanti altına alınmasını isteyen kamu emekçileri ve emeklilerinin Çalışma Bakanlığı’na yürüme talebi çevik kuvvet tarafından engellendi.

KESK MYK’si Çalışma Bakanlığına yürüme ve Bakanlık önünde taleplerini dile getirme talebinde ısrarcı olduğunu belirtti.

İlginizi çekebilir:  Ankara Valiliği taşınıyor

Polis ise “60 kişi Bakanlık önünde açıklama yapabilirsiniz” dediğinde bunun kabul edilemez olduğu belirtildi.

Yolları kesilen KESK üyeleri, “Toplu sözleşme hakkımız, grev silahımız” , “Güvenceli iş, güvenceli gelecek” sloganları atmaya başladı.

Polis sürekli “Grubunun içinde bulunan gazeteciler ayrılmamız gerekiyor birazdan müdahale edilecek” anonsu geçti.

Kitlenin yüzde 70ini farklı alanlara dağıtan polis, oturma eylemi yapan KESK üyelerinin Bakanlık önüne kaldırımdan yürümesine izin vereceğini belirtti.

KESK Eş Genel Başkanları ise bütün kitlenin yeniden birleştirilmesini ve o şekilde gitmeyi kabul etme konusunda ısrarcı olduğunu söyledi.

KESK ÜYELERİNİN TALEPLERİ

• Tüm kamu emekçilerine kamu ulaşım araçlarından faydalanacağı ücretsiz aylık abonman kartı verilmesi

• Tüm kamu emekçilerine yılda iki kez brüt asgari ücret tutarında ikramiye verilmesi

• Göreve ilk başlayan kamu emekçilerine iki maaş tutarında ‘hoş geldin ikramiyesi’ verilmesi

• Ücretsiz kamu kreşleri açılıncaya kadar 0-6 yaş arasındaki her çocuk için 750 TL tutarında kreş yardımı verilmesi

• 2,13 TL olan fazla mesai ücreti maaşının aylık çalışma saati olan 140 bölünmesi sureti ile bulunan tutara çıkarılması

• Asgari ücretin vergi dışı bırakılması

• Lisans ve ön lisans mezunu tüm kamu emekçilerinin ek göstergesinin 3600’e çıkarılması

• Zorunlu BES kesintisinin kaldırması

• Mevcut emekli maaşlarının artırılması

• EYT haksızlığına son verilmesi ve kadın çalışanların 20 hizmet yılı, erkek çalışanların 25 hizmet yılı dolduğunda yazılı talepleri halinde emekli olma hakkı kazanması

• Kademeli geçişle ilgili yaş hadleri uygulanmaması, 5510 sayılı kanunda kademeli geçiş süresinin sonundan itibaren öngörülen yaş hadleri yerine kadınlarda 50, erkeklerde 55 yaşın dikkate alınması

• Ek ödeme adaletsizliğinin ortadan kaldırılması, farklı kamu kurumlarında aynı unvanda çalışan tüm kamu emekçileri arasında ücret eşitliğinin sağlanması

• 4/C den 4/B ye geçen personelin mevcutta yüzde 20 olan ek ödeme tutarının kademeleri temel alınarak yüzde 70 ile yüzde 105 bandına çekilmesi.

KAMU EMEKÇİLERİ AÇLIK SINIRINDA

Konuya ilişkin BirGün’e konuşan KESK Eş Genel Başkanı Aysun Gezen, en düşük ücret alan kamu emekçisinin maaşının yoksulluk sınırının üzerine çıkarılması gerektiğini vurguladı.

Gezen, sözlerini şöyle sürdürdü: “Biz KESK olarak bu konuyla alakalı birçok basın açıklaması yapmıştık. Biz farklı bir hesaplama yöntemi öneriyorduk. Asgari geçim indirimi üzerinden bir hesaplama yapılmasını söylüyorduk. Bunun belirlenmesi için komisyonlar oluşturulmasını talep ediyorduk. Bu taleplerimiz yıllardır dikkate alınmadığı için yoksulluk sınırı üzerinden hesaplamalar yaptık. Geçtiğimiz sözleşme üzerinden yoksulluk sınırı maalesef %37 yükseldi. Dolasıyla geçmişten bugüne kamu emekçilerinin enflasyon karşısındaki kayıpları bugün birikerek kamu emekçilerini açlık sınırına itmeye başladı. Bizim savunduğumuz en düşük ücret alan kamu emekçisinin maaşının yoksulluk sınırının üzerine çıkarılmasıdır.”

Polis saldırısına da tepki gösteren Gezen, “Dört bir yandan arkadaşlarımız kalkıp Ankara’ya geldiler. Biz bu istekleri kabul etmediğimizi ve kitleyi bölmeyerek yürüyüşe devam edeceğimizi söyledik. Bunun üzerine polis saldırısı gerçekleşti. Bu saldırılara karşı oturma eylemi başlattık. Bunun üzerine oturma eylemine de saldırdılar. Ben ve arkadaşlarım ciddi şekilde darp edildik. Biz durumu kamu emekçilerine kurulmuş bir barikat olarak değerlendiriyoruz” ifadelerini kullandı.