Salı, 28 Şubat 2012 00:00

MİSAFİR SANATÇILAR HAKKINDA BASIN AÇIKLAMASI...

Sanat kurumlarında güvencesiz ve sendikasız olarak çalıştırılan “Geçici süreli sözleşmeli Personel”in (Misafir Sanatçı) kamu Görevlileri sendikalarına üye olabileceğine dair açmış olduğumuz TESPİT davasının 22 Mart 2012 Perşembe günü sabah saat 09.30’da 3. İş mahkemesinde duruşması öncesi adliye sarayı önünde saat 09.00’da sendikamız basın açıklaması yapmıştır.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın yasal dayanak olarak sunması gereken belgeler için zamana ihtiyaç olduğu beyanından sonra mahkeme tarafından 2. Duruşmanın 17 Mayıs 2012 tarihinde yapılmasına karar verilmiştir. 

DEĞERLİ BASIN EMEKÇİLERİ
Bugün burada Sanat kurumlarında kadroluların görevlerini yapan ancak ne kamu görevlisi ne de işçi olmadıkları iddia edilen Misafir sanatçıların kamu görevlileri sendikalarına üye olabileceğine dair, sendikamız Kültür Sanat-Sen’in açmış olduğu davanın duruşması için bulunuyoruz.
Sanat kurumlarında “Misafir sanatçı” sıfatı tüm Dünyada olduğu gibi ülkemizde de aslında “Tek bir eserdeki önemli bir rol için davet edilen eser bittiğinde asıl görevine dönen Sanatçılar” için kullanılan bir adlandırmadır. Geldiğimiz noktada ise, Misafir Sanatçı sıfatı her yerde çalıştırılan joker bir kadro adı halini almıştır.
Şu anda Devletin Sanat Kurumlarında İdari sözleşmeli personelin görevini yaptığı halde güvencesiz ve sendikasız olarak 6 aydan 12 aya kadar sözleşmeyle çoğu 50 tl yevmiyeyle çalıştırılan, sanatsal yardımcı eleman, sahne üzeri ve gerisi teknik personeli ve Sanatçı olarak çoğu Konservatuvar mezunu 1500’e yakın Misafir sanatçı personel bulunmaktadır. Bu joker personel yasal bir düzenleme olmadfığı için, günde 16 saate kadar çalıştırılabilmektedir.Oysa her şeye rağmen ne 4/Bliler ne de 4/Cliler bu kadar angaryaya maruz kalmamaktadır. SANAT KURUMLARINDA ANGARYAYA SON!
Misafir Sanatçıların Kamu görevlisi olduğunu kanıtlamak için dava açmak zorunda kalmamızın müsebbibi ise ne yazık ki başka bir sendika, Memur-Sen’e bağlı Kültür Memur-Sen’dir. Kültür Memur-Sen Devlet Personel Başkanlığından kamu görevlisi olmadıklarına dair YASAL BİLGİ DEĞİL MÜTAALA almış, böylece de sebep olduğu güvencesizlik ve sendikasızlıktan hiç rahatsız olmadığı gibi, Kültür Sanat-Sen olarak Misafir sanatçıları üye yaptığımız için bizi “Yağız hırsız” ilan etmiştir. Oysa Kültür Memur Sen’in hesabı zaten kendisine üye olmak istemeyeceklerin sendikalı olmasını da engellemektir. Bu durum bir sendika için dünyada eşi benzeri görülmemiş bir emekçi karşıtı tutumdur ve dava ne şekilde sonuçlanırsa sonuçlansın, bir sendika olarak bu kara lekeyi hiçbir zaman üzerinden atamayacaktır. EMEKÇİ DÜŞMANLIĞI UNUTULMAZ!
Sendikamız ise Devlet Personel Başkanlığına MÜTAALA değil yasal statü sormuştur. Cevap: “bunlar işçi de değil, kamu görevlisi de” olmuştur. Oysa Misafir sanatçı istihdamına dayanak yaptıkları 190 ve 375 SAYILI KHK, BÜTÇE KANUNUN 23. MADDESİ dahil kamuyla ilgili tüm yasal hükümler diğer kamu görevlileri ve daha çok da kadrolu İdari sözleşmeliler ve 4/Bliler’le ilişkilendirilmiş hükümlerdir. Ayrıca başta ANAYASA, 4688 SAYILI YASA ve CEZA KANUNU da kamuda 657’nin 1. ve 4. Maddeleri dışında istihdamı yasadışı saymaktadır. Bu durumda geriye tüyler ürperten tek bir olasılık kalmaktadır,o da köleliktir. MİSAFİR SANATÇI KÖLE DEĞİLDİR!
Devlet Personel Başkanlığı ve Kültür Memur-Sen’in aynı türküyü söylemeleri tesadüf değildir. Çünkü Kültür Memur-Sen her yerde hükümetle yakınlığıyla övünmekte hatta bürokraside önemli rol oynadığını iddia etmektedir. Anlaşılmayan konu ise şudur, Hükümet zaten iyi bir şeyler yapacaksa nerdeyse kendisiyle beraber çalışan bir sendikaya ve konfederasyona niye ihtiyacı vardır? Bu tüm kamu emekçilerinin sorması gereken bir sorudur; çünkü Memur-Sen’in Uluslarası Sendikalar Konfederasyonu tarafından üyeliğe alınmamasının nedeni hükümetten bağımsız olmaması, yani hükümetin güvencesizleştirme politikalarına karşı emekçilerin yanında olmamasından kaynaklanmaktadır. Şimdi üyeliğe bu nedenle alınmayan Dünyada tek konfederasyon olan Memur-Sen, Toplu Sözleşmede tüm Kamu emekçilerini temsil etmekten bahsetmektedir; ancak buna kimse inanmadığı için en çok üyeye sahip olsa da, emek dünyası içinde tamamen anlamını yitirmiş durumdadır. Kültür,Sanat ve Turizm hizmet kolunda yetkili olan sendikamızsa, Toplu Sözleşmede de Kültür Memur-Sen’in çanak tuttuğu güvencesizleştirme, hak kayıpları ve sendikasızlaştırmaya karşı her türlü mücadeleyi verecektir. TOPLU SÖZLEŞME HAKKIMIZ GREV SİLAHIMIZ!
AKP hükümetinin adım adım gerçekleştirdiği, Sanat kurumlarında kadrosuzlaştırma hedefinin en önemli ayağı olan bu sendikasızlaştırma planı ise, kamuda istihdamla ilgili yasal metinler ve hukuk mücadelemizle boşa çıkarılacaktır. Sendikamızın Kültür ve Sanat hizmet kolundaki fiili meşru emek mücadelesi ise, dün olduğu gibi bugün ve yarın da kararlılıkla sürecektir. MİSAFİR SANATÇI KAMU EMEKÇİSİDİR!

Okunma 686 defa