KESK ve bağlı sendikalar, kurulduğu günden bu yana sürdürdüğü fiili-meşru mücadele ile kendisini kanıtlamıştır. Kamu emekçilerinin ekonomik, sosyal, özlük ve demokratik haklarını koruma ve geliştirme mücadelesinde en ön saflarda KESK’e bağlı sendikalar yer almıştır. Sendikalarımız ülkemizde yaşanan her türlü emek ve emekçi karşıtı gelişme ve girişimin karşısında ilkelerinden ve savunduğu değerlerden taviz vermeden dik durmayı başarmış, bu özelliği nedeniyle sık sık hükümetlerin hedefi haline gelmiştir.
Yıllardır sürdürdüğümüz kararlı ve tutarlı tutum, dönem dönem çeşitli tehdit ve baskılarla karşı karşıya kalmamıza neden olmuştur. Bugün yaşanan baskı ve sindirme politikaları, geçmişte yaşanan benzer girişimlerden farklı değildir. Gerek yaşanan göz altıların gerekçesi ve gerekse de aramalar esnasında içine girilen tavırlar son dönemlerde Konfederasyonumuza dönük sistematik olarak geliştirilen politikanın daha da tırmandırıldığını göstermektedir. Aramalar esnasında arkadaşlarımızı teşhir ve rencide edici haberler yapılması, ortada somut hiçbir delil yokken peşinen suçlayıcı tutumlar gösterilmesi dikkat çekicidir. Benzer bir şekilde yazılı ve görüntülü medyanın “tek ses” olarak KESK’i yıpratıcı ve karalayıcı ifadeler kullanması üzerinde düşünülmesi gereken bir durumdur.
Bugüne kadar sendikalarımıza ve yürüttüğümüz mücadeleye yönelik çok sayıda saldırı yaşanmış, örgütsel birliğimizi bozmak için gerçek dışı çok sayıda iddia ve iftira atılmıştır. Son yaşanan olay bunlardan sadece birisidir ve öncekilerde olduğu gibi bu çirkin saldırının da büyük bir yalan olduğu er geç ortaya çıkacaktır.
Sendikal mücadelesi, çirkin iftira ve karalamalarla engellenemeyecek kadar güçlü ve temizdir. KESK’i hedef haline getirmek isteyenler, bugüne kadar yürüttüğümüz mücadeleden rahatsız olanlar, KESK’i zayıflatarak kendi siyasal-ideolojik amaçlarına ulaşmak isteyenlerdir. KESK’i ve bağlı sendikalarını hedef haline getirenler, bizlerin demokratik, aydınlık ve gerçek anlamda laik bir Türkiye için yürüttüğümüz mücadeleden rahatsız olanlardır.
Bu oyuna gelmeyeceğiz. Bizleri bölerek güçlenmek isteyenler, eğitimi, sağlığı, kültürü ve sanatı sahipsiz bırakıp, Türkiye’yi kendi ideolojileri doğrultusunda karanlığa mahkûm etmek isteyenler karşılarında yine bizleri ve örgütlü gücümüz olan sendikalarımızı görecektir.
KÜLTÜR SANAT-SEN
GENEL MERKEZ YÖNETİM KURULU




![der[1].jpg](content/images/bfad78095b480af129ce195d0ffed54e.jpg)
